Giriş
(31)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(3)

vizesiz hangi balkan ülkesine gideyim?

tabudeviren
haftasonu 2-3 gün gitmelik.üsküp hariç. hiç beğenmedim.
haftasonu 2-3 gün gitmelik.
üsküp hariç. hiç beğenmedim.
0
tabudeviren
(17.02.26)
Karadağ
+1
cay koy geliyorum
(17.02.26)
Bosna hersek saraybosna
0
Purple life
(17.02.26)
Belgrad
+1
put it in your appropriate place
(17.02.26)
(8)

2026 nasıl gidiyor

yakalayamadığın.ışıklar
Yılbaşına girerken beklediğiniz gibi mi?
Yılbaşına girerken beklediğiniz gibi mi?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(17.02.26)
Ben hala 25teyim, 26da o kadar çok yaşadım ve yaşıyorum ki daha farkında değilim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
Berbat.
Yıla çok iyi başlamıştım iş düzenim istediğim hale gelmişti, bir an her şey çok güzel gidecek sandım fakat kötü giden her şeyi bağladığım sebep meğer bu değilmiş.
Sebep benmişim.

Beklediğim gibi mi dersek evet aslında içten içe beklediğim gibi.
Düzen değişince yaşadığım o motive bir hafta sürdü ve özüme döndüm.
0
mutekebbir
(17.02.26)
kötü.

her gün ayrı bir 'soruşturma açıldı', 'yasaklandı', 'gözaltına alındı', 'tutuklandı' haberi.
0
yurtsuz john
(17.02.26)
45 günde borsada inanılmaz paralar kazandım. 2025 Kasım'da girdiğim işimden pek umutlu değildim ama çok şaşırttı ve alıştım. Tahtaya vurayım.
0
gabe h coud
(17.02.26)
çok bi beklentim yoktu ama olan azıcık beklentim de karşılanmadı.
inşallah kalanında şansımız döner yoksa kötü günler bizi bekliyo.
0
matilda
(17.02.26)
bad-worst-2026
0
duyurukullanıcısı
(17.02.26)
Yilbasina girerken bekledigim gibi.
0
Purple life
(17.02.26)
14 Şubata kadar normaldı. Cumartesi Bilbao'ya gittim 3 gece kaldım, geldim. Senem güzelleşti.
0
put it in your appropriate place
(17.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(10)

Sevgililer Gününü kutladınız mı?

darthvader
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
-2
darthvader
(14.02.26)
Kutlayanla henüz sevgili olmadım
-2
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Maalesef. Sevgilim olsa çok güzel kutlardım ama.
-6
arbre
(14.02.26)
Kutlamıyoruz hayatımda hiç kutlamadım, dayatılan günlerden hoşlanmıyorum.
0
ekimoloji
(14.02.26)
Kutlamak değil de çiçek alırım.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
Kutlamiyoruz. Max daha güzel yemek pisirme, haftasonuna geliyorsa yürüyüd falan olabilir.

Gecen sene konsere gittik ama tesadüf tamamen.
0
Purple life
(15.02.26)
Kutlamıyoruz hatta unutmuşuz sabah hatırladık.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
sevgilim varsa mutlaka hediyeler çiçekler alır, güzel bir yemek organize ederim. Sevgilim yoksa kendim gibi sapları bulur onlarla güzel bir yemek organize eder ,"neler yaşadık, neleri atlattık breh" gecesi düzenlerim.
0
loch ness
(15.02.26)
14 şubat gecesi sorarsanız alacağınız cevaplar yukarıdaki gibi olur. Güzel bir yemeğe gittik. Çokça eğlendik. Eşim fiyatını öğrenip ne gerek vardı dedi ama hiç umurumda değil. Seneye evde kutlarız diyor yine yemeğe çıkaracağım
0
aguen
(15.02.26)
29 yıllık hayatımda ikinci defa sevgililer günü kutladım. (ilkini hatırlamıyorum bile 9 yıl falan olmuştur) pahalı lüks mekan ve hediyelerle değil. dışarı çıktık, normal bir yerde yemek yedik, sohbet muhabbet, gülüşmeler ve fotoğraflar. gayet tatlıydı.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
ben en son sevgilimle ilk 14 şubat'ta öpüştüydüm. "böyle çok klişe gibi oldu" deyip ilişkimizin başlangıcını 15 şubat saymıştık biz. milleti söğüşlemek üzerine kurulu kapitalist icadı tekrarına düşmek istemiyorum ama benim için tamamen anlamsız bir gün. hayatın olağan akışında insan bazen savrulabiliyor, tek bi avantajı "aa benim sevgilim var bugün onunla güzel bi gün geçireyim" düşüncesini sağlamak olabilir, o da eğer kan emici işletmelere para verip domalmayacaksak kıymetli. seven adama her gün sevgililer günü, sevgimiz ya da aşkımız toplumsal normlara yahut para babalarının propagandalarına uyum sağlayacaksa affedersin sokayım öyle sevgiye.
0
der meister
(15.02.26)
(9)

türkler neden wok kullanmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yemek yapmak için çok güzel bir şey değil mi?
yemek yapmak için çok güzel bir şey değil mi?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
bizim mutfağımızda stir frying tarzında pişirilen yaygın bir yemek yok. bizde pilav makinesi de yaygın değil mesela, kendi demleme yöntemimizle pilav pişiriliyor. buharda yemek de çok yok.
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
Değil. Her yemek için değil.
Salçalı soğanlı bir sulu yemek (mesela etli nohut) için iyi değil.
Menemen yapmak için iyi değil.
Pirinç, bulgur pilavı için değil.
Sütlaç yapmak için iyi değil.

Sık sık hazırladığımız pek çok şey için iyi bir seçim değil.

Sen ne pişirmek için iyi bir seçenek olarak düşündün?
+1
michael_knight
(14.02.26)
dana, koyun, kuzu, tavuk eti, mantar. kremaya bulanması gereken yemekler.
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Wokla kremali yemekler yapilmaz.
Zaten türk yemekleri de daha çok salçalı ve sulu.
Wokla noodle pirinc yani sebze eti kavuruyorsun.
+1
Purple life
(14.02.26)
Kullanıyorum. ama şöyle ki wok demek bir defa standart dışı Ocak genişliği demek. Kimse tezgahını kestirmeye uğraşmıyor.

Diğer gizli sebep bizde doğalgazın aşırı kalitesiz olması. Harlı bir gaz yok.

Eti şöyle bir cizzzlayayim olayına girmiyor kadınlar.

Pahalı, tavası vs de pahalı

Asıl soru seyyar tekli Ocak neden kullanmıyoruz olmalı.

Ben onu da alacağım
+1
topkapiaksaray
(14.02.26)
1 - stirfry isi bize ters
2 - wok bizim ocaklar icin asiri buyuk
+1
cooperr
(15.02.26)
Biz çok kullandık. Acayip değişik özel bir şey yaptığımızda yok, tava işte.
0
asue
(15.02.26)
bence wok tavada 2 den fazla porsiyon verimli pişmiyor 3-4 kişiye yemek yapacaksanız wok un amacı hasıl olmuyor.
+1
iwillsee
(15.02.26)
wok icin ona özel geniş ocak lazim ki kenarlara da isi gelsin.
+1
oscar
(16.02.26)
(9)

Naabıyonuz

sehpa fx350
La işe yaramazlar?Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
La işe yaramazlar?
Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
-18
sehpa fx350
(14.02.26)
Sevgililer günün kutlu olsun.

Ne olsun işte vizem bitti vize almaya çalışıyorum. Temmuz’da Maastricht’te Andre Rieu konseri var.

İstediğim bir şey yok, önüme ne gelirse sevinçle karşılıyorum. Yaşamak çok güzel şey.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
gitmiyor ama gidecek.
ben işten çıkartılır mıyım diye düşünürken o olay iptal oldu yolunda ama eşimi işten çıkartmışlar. benden çok daha zor iş buluyor kurumsal iletişimci olduğu için (ben ön muhasebeciyim). canımız bayağı sıkkın bu duruma.
ama düzelecek.. inanıyorum.
+1
matilda
(14.02.26)
Mubi üyeliği aldım. Varoluşsal sancılar geçiyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
Hayırlısı da bu ise istediğimiz gibi gitmemeye devam etsin .
0
diyecevaplandı
(14.02.26)
Büyük bir prog grubuna iki Türk eleman seçildi iki gün önce, adamların adına sevinip duruyorum. Nisan’da İstanbul’da konser verecekler ama iptal olmazsa bakalım. Yunan arkadaşla konuştum, geçende onlarda da kilise konser iptal ettirmiş. Şaka gibi işler..
0
lil siztah
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
@lil siztah ile nevermore heyecanını paylaşıyorum. O kısım pozitif.
+1
cay koy geliyorum
(14.02.26)
Hoi An, vietnam‘da okyanusa karsi coconut ice coffee iciyorum. Bekledigim bir haber var. O da olumlu sonuclanirsa hayat mükemmel gibi bir sey benim icin.
-2
Purple life
(14.02.26)
Beş para etmez, deprem riskli yerlerde açlıktan ve depremden ölmeden aile evine döndüm. Annemler kendi odalarını bana tahsis ettiler, istediğin gibi düzenle dediler. Absürt kira, depozito, fatura yükünden kurtuldum, o parayla Balı, Gürcistan, vizesiz ne kadar Balkan ülkesi varsa teker teker gidip gezmeye gitmisken de haftalarca kalmaya karar verdim. Bir daha İstanbul'da eve çıkmak istemeyeceğimi umut ediyorum. Cidden zor zamanlardan geçtik.
-1
sekizdokuzon
(14.02.26)
Bazen istediğim gibi gitmez tamam da hep mi gitmez
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.02.26)
(13)

Bir AB vatandaşlığınız olacaksa...

sucvecezve
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önem
........................ sizce hangi AB ülkesinin vatandaşlığı en iyidir? Ya da şöyle sorayım, aralarında fark var mıdır? İspanya vatandaşı olmayayım ama Hollanda vatandaşı olayım, hatta Finlandiya vatandaşlığı daha da iyi olur gibi bir şey var mı kafanızda? Yoksa AB vatandaşlığı olduktan sonra önemli değil mi?
Görüşleriniz ve nedenleriniz kıymetli.
0
sucvecezve
(13.02.26)
Yaşadığım yer değişmeyecek sanırım bu durumda en çok vize avantajı olan pasaportu seçmek mantıklı olur isviçre gibi almanya gibi vatandaşlık sosyal hizmetler anlamında ise net bilmiyorum hepsinin artısı eksisi vardır
0
basond
(13.02.26)
Almanya tabii ki.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
paran yoksa 3-4 pasaportun olsa da bir kiymeti yok.
paran varsa pasaportu hangi ulkeden aldiginin cok da bir onemi yok.
+1
cooperr
(13.02.26)
Irlanda iyi.

Pasaport indeksi anlaminda Isvicre ve Almanya ile ayni puana sahip: www.passportindex.org

Ama bu puanlama sistemleri Uganda'ya girisle Ingiltere'ye girisi esit onemde degerlendiriyor, o yuzden yaniltici olabilir.

Ornegin Almanya ve Isvicre pasaportunuz varsa Ingiltere'ye girmek icin ETA almaniz lazim (tam bir vize degil ama gene bir surec). Irlanda pasaportunuz varsa direkt gidebilirsiniz Ingiltere'ye.

Ingiltere onemli bir ulke diye orayi ornek verdim, yoksa mesela Marshall Island, Palau gibi yerlere giderken Isvicre pasaportulular kapida vize almak zorunda kalirken Irlanda gene direkt giriyor. Ters ornek olarak da Almanya pasaportu Samoa'ya vizesiz giderken Irlanda ve Isvicre kapida vize aliyor.

Demek istedigim ulke sayisindan ziyade hangi ulkeler olduguna bakmak daha faydali olacaktir. Bu pasaportlar arasinda Irlanda, Ingiltere'ye giris avantaji ile one cikiyor.

ABD'ye girisi icin hepsi esit gucte (vize yok ama ESTA formu dolduruyorlar).
0
sertac akin
(13.02.26)
Cooperr +1 diyorum. AB pasaportu yerine bol para ve karayiplerde bir adayı seçerim.
0
runaway
(13.02.26)
isviçre isterdim.
+1
jelly bear
(13.02.26)
ab ülkeleri arasinda sadece irlanda'nin uk'ye vizesiz giris ve calisma hakki konusunda büyük bir avantaji var. onun disinda hepsi ayni.
yoksa ekvator ginesine vizesiz girsem ne, kapida vize alsam ne?
isvicre, norvec, izlanda ab ülkeleri degiller ama onlarin pasaportlari da ab ülkeleriyle ayni sirada. yasadiginiz yere etkisi olmayacaksa AB/EFTA ülkesi herhangi bir pasaport günümüz kosullarinda esit derecede isinizi görür.
www.passportindex.org
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
isviçre net. almanca öğreniyorum sırf orası için
+1
batlegolas
(14.02.26)
finlandiya, rusya, ispanya, hırvatistan, sırbistan.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Yaşadığımız yer sorulsaydı belki fark olabilirdi ama AB/EWR/EFTA pasaportları arasında fark yok.
İsviçre'de yaşamak da zannedildiği kadar ayrıcalık değil. Yoksa tüm Almanya, Avusturya, Fransa dil bariyeri de olmadığı için İsviçre'ye akardı, değil mi?
En temelden doğum/çocuk bakımı/eğitim kısmından değerlendireyim size bunu anlamanız için. Doğumdan sonra annelik izni sadece 3 ay. Sonra ya işe döneceksiniz ya istifa edeceksiniz. Asıl problem çocuk bakımı ve okul öncesi eğitim masrafları. İlkokula kadar olan süreç oldukça pahalı. Tek çocuk için ayda 2400 Frank gibi paralardan bahsediyorum. Zürih gibi kantonlarda çok daha pahalı. İki çocuk olması halinde bu masraf elbette ikiye katlanıyor. Uzun süreli bir devlet desteği yok. Yani anne tam zamanlı çalışıyor ve kazandığı tüm para okula gidiyor. Birçok kadın bunu yapmak istemediği için evde kalıp senelerce çocuk büyütüyor. Bu durum Almanya'da ve Avusturya'da asla olmaz.
İsviçre bir kesim için çok ayrıcalık taşıyor: DINK. Çocuk olduğu an durumlar tersine dönüyor.

Alice İsviçre'den bildirdi.

Edito: Ben Avusturya sınırında yaşıyorum, benden 20 dakika mesafede insanlar 2 sene ücretli annelik izni yapıyor. Kreş masrafı olarak ayda sadece 10 euro ödüyorlar kreşe, o da oyuncak parası diye geçiyor :D Benim ödediğimle öküz alınır.
0
alice in potatoland
(14.02.26)
Hepsi ayni.
0
Purple life
(14.02.26)
İsviçre
Norveç
Lüksemburg
Almanya

Lüksemburg öyle miydi hatırlamıyorum sadece

Edit: İsviçre AB ülkesi değil biliyorum, ab lerden önde benim için diye yazmak istemistim
0
baldan kaymak
(14.02.26)
Isvicre AB ülkesi degil.

Avusturya, Lüksemburg, Hollanda, Fransa.
+2
kuehles blondes
(14.02.26)
(10)

Yazın yediğin hurmalar kışın emeklilik süresine eklenmez mi?

gabe h coud
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mu
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mutsuz olacağını bile bile başladın.

Neyse, olay şu bence. Diyelim ki 55 yaşında kendi birikimimle, pasif gelirimle aktif iş hayatından çekilmek istiyorum. Şimdi 1 sene ara versem 55 yaş yerine 56 yaşında aynı yerde olacağım. O bir seneyi 55 yaşımda yaşamak yerine şimdi daha gençken yaşamak doğru olan. O da diyor ki, genç yaşında yapacaktın o bir senelik tatilini. Yarın ne olacağını bilmiyorsun.

Hangisi sizce?
0
gabe h coud
(13.02.26)
Bu mantık ile 18 değil 28 yaşında çalışmaya başlayarak en güzel yıllarında eğlenip çok da harika olmasını beklemediğin yıllarında çalışabilirsin. Sonuçta kim tatilini 23 yaşındaki hali ile yaşamak istemez ki?
0
twelfth
(13.02.26)
başka bir açıdan yaklaşayım
şimdiki bir yıl, 55 yaşındaki 1 yıldan daha uzun. 55 yaşında o yıl çok daha hızlı geçer.

en doğru karar için kendini kasma, ikisni de yapabiliyorsan olay sadece tercihden ibaret, yanlış tercih bu konuda yok gibi (anlattığın 2 satır bilgi ile konuşuyorum)

yıllar önce bir japon çift ağırlamıştık, işe ara verip dünyayı gezmeye karar vermilerdi 1 yıl boyunca ve sonra dönünce işe devam ettiler. ileride zaten emeklilik yaşayacağız, şimdi çocuk yokken, gücümüz yerindeyken dolaşalım istedik demişlerdi. (şimdi iki çocuklu çalışan aile oldular :) )
0
kisa
(13.02.26)
Sabbatical yapiyorsan yani isten ücretsiz izinle 1 sene tatil yapiyorsan keyfine bakabilirsin. Yoksa issizken tatil en fazla 1 ay falan rahat kafayla yapilir.

Ben 55 yasina yasina kadar 1 ay bile bos gecirmek istemem. Parayi kazanabiliyorken kazanmak lazim. Tatil süresi cok kisitlaniyor ama seyahat seviyorsan bir yete gidip gelmek sindirmek icin de süre lazim. Oradan oraya uzun süre savrulmak iyi degil bence.
-1
Purple life
(13.02.26)
Her şeyi geçmişte yaşayıp sorumluluğu ileriye itelerseniz gelecekte geçmişe bakıp ama iyi yaşadım demek yerine mevcut halinizden bıkmış vaziyette ne gerek vardı da diyebilirsiniz.

Gençken de bir şeyler yapmak gerek, yaşlıyken de. Gençken gençlikte yapılacak şeyler yapılır, yaşlıyken yaşlılıkta yapılacak şeyler. Çalışmadan geçebilecek potansiyel yılların hepsini erkenden tüketmek iyi değil bu açıdan bence.

Ayrıca o ötelediğiniz yıllarda "artık işim bitti zaten" kafasına da girebilirsiniz. Çünkü geçmişte, o an yaşayacağınız halinizi bitik hal diye kodlamış oluyorsunuz bir yerde.

Gerçi teorik konuştum ben, yoksa kendi adıma 55-56 arasında buna kafa yormazdım heralde. Ha 55 ha 56.
0
akhenaten
(13.02.26)
yaşlanınca çalışmak daha zor ama 1 yıldan bir şey olmaz herhalde.

benim anlamadığım, keyfe göre kariyere 1 yıl ara verip dünyayı gezecek parayı nereden buluyorsunuz? tek ben mi fakirim burada nedirrrr
0
art cat chocolate
(13.02.26)
Maddi durumun iyi, bence her şeyden uzaklaşmak sana iyi gelecek.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
55 yaşına kadar yaşayacağının garantisi yok, mutsuzsan ayrıl.
+1
diabolus79
(13.02.26)
Burdaki en önemli soru çok da içinize sinmeyen yerde niye başladınız? Temel sebebi bulursak buradan bir yere varılabilir.
0
kumandanim
(13.02.26)
Arkadaşın haklı.

Eyt kıvamından bildiriyorum.50 yaşından sonra yapabileceğin en güzel şey çalışmak.başka bir halta yaramıyorsun zaten.evde çok durdun mu karın bile sen bi turneye çık diyor.çocuklar ya ergen ya gençlikte gram umurlarında değilsin.cinsellik falanda çok aklına gelmiyor zaten,casinoda rulet daha keyifli geliyor.eğlence mekanlarını kafan kaldırmıyor birde eskiden bu mal ne yapıyor burada dediğin adamların yaşındasın,o kadar gencin arasında ne işin var.hayatın boyunca yemiş,içmiş,eğlenmişsin zaten canında istemiyor.birde emekli olunca şunu yaparım demek ertelemekten başka bir şey değil.işinde iyiysen bilgi birikiminin en üst olduğu noktadasın,zoru çözebiliyorsun.en temizi çalışmak.özellikle hiç çalışman gerekmiyorken sorun çözmek,çözüm ortağı olmak insanı dinç tutuyor.
0
duptıs
(13.02.26)
elimdeki parayı kullanarak, değerlendirerek, yatırım yaparak vs şu anki parayla aylık 60-70k para getirebiliyorsam ve yatırımım da azalmıyorsa işi bırakır hayatımın sonuna kadar boş takılırım. çalışmakmış, katma değermiş, gençlikmiş yaşlılıkmış; bunların hepsi hikaye. ölene kadar hayattan keyif al, öl git. arada keyif almadan çalışıp öl git de olur ama, piç olur. :)
0
klassno
(14.02.26)
(11)

Basima iyi ki gelmis dediginiz kötü olaylar

Purple life
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum. 1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan ku
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?

Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum.

1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan kurdan dolayi tr‘de kazanabilecegimden cok daha fazlasini kazanmam.

2. eski sevgilim tarafindan terk edilmem. Malesef partner olarak harbiden çok kötü biriymis diyorum. Arkadas olarak cok iyi biriydi ama sevgililik boyutunda yakin olunca asiri sorunlu, garip biriymis diyorum.

3. sorunlu bir ailede büyümek. Bu olayin da beni erken yasta bagimsiz yaptigini düsünüyorum. Keske olmasaydi her cocuk mutlu bir ailede büyümeyi hak eder ama ben öyle bir yapidan gelsem sorumsuz, doyumduz bomboş biri olurdum gibi geliyor. Ben baska türlü güclenemezdim yani.

Bu olaylar highlight ama bu sekilde bir sürü sey yasiyorum sanki rutinde. Ben mi uyduruyorum yoksa size de oluyor mu?
0
Purple life
(12.02.26)
On yıl boyunca ilk mezun olduğum branştan atanmaya çalistim. Son KPSS'de atanma puanımı almıştım bu defa da pandemiden dolayı atama sayısını kistiklari için yine olmamıştı. Ondan sonra içimde ukde kalan ikinci bir lisans bölümü okudum ve ondan da atandım bu yıl. Hep bu örnek gelir aklıma. İlk bolumumden atansam belki hiç mutlu olamayacaktım. Güzel bir meslek olsa da iş yükü çok fazla eski albeniliği yok. Herkes şikayet ediyor. On yıllık maddi kaybım oldu ama önümde belki kırk yıl severek icra edeceğim bir meslek sahibi olmuş oldum.
+2
egerbiryolcu
(12.02.26)
Eski sevgiliden kurtulmak
-5
arbre
(12.02.26)
X kişisiyle görüşmek için çok uğraştım ama görüşemedim. O zamanlar çok üzülmüştüm. Eğer görüşseydik ya evde basılma olayına konu olacaktım ya da başıma başka şeyler gelecekti.
-7
Kahvedesu
(12.02.26)
İstanbul'da ev alacaktım. o zamanlar salak olduğum için gürültü patırtının içinde düşünüyordum. 30'dan sonra anladım ki öyle yerlerde ev almak başa bela. Ev alsam çakılıp kalırdım istanbul'da.
0
runaway
(13.02.26)
İyi ki başıma geldi demiyorum ama yoksulluk içinde büyümek karakterime olumlu anlamda çok sekil verdi. İş hayatımda da özel hayatımda da güçlüklerden yılmayan, daima çabalayan birisi oldum.
0
kumandanim
(13.02.26)
hayatımın tamamı
-2
Hallegadola
(13.02.26)
liseyi bitirip 5 sene aylak aylak gezdim. alkol kumar karı kız her türlü ortama bulaştım. bir gün birilerini arkadaşıma gıyabında küfretti diye satırla kovaladım. olay karakolda bitti barıştırdılar dağıldık. meğer bunlar olayı sindirememişler. 1 ay sonra falan gece yarısı aşırı alkollü bir şekilde araç kullanırken 2-3 araç beni aralarına aldı. camı aç işareti yaptı birisi. camı açar açmaz beni omuzlarımdan tutup çıkardılar. gerisini hayal meyal hatırlıyorum. 8 kişi evire çevire beni dövmüşler, yerlerde sürüklemişler tekmelemişler. ağzıma silah sokmuşlar. toplamda 8 kişilermiş bazıları hiç vuramamış bile. (sonradan arkadaş olduk onlar anlattı) her neyse bu dayak beni kendime getirdi. benim bu anadolu kasabasında ne işim var dedim. bu insanlarla ne alakam var diye düşündüm ve arabayı motorumu bir kaç yasadışı eşyamı satıp dersaneye kaydoldum. deli gibi çalıştım. dersane ikincisi bile oldum. marmara hukuku kazanıp siktirolup gittim. gelecek ay baro bana 20. yıl plaketi verecek. kızım da avukat oldu. küçük kızım lise sonda, tıp istiyor. 25 yıllık mutlu bir evliliğim var. bu olay çok kötüydü ama sonuçları çok iyi oldu. arada bir bu yavşak arkadaşlar ararlar beni ve bu yazdığım hikayeyi tekrardan anlattırırlar. maalesef bunlardan birisi silahla vurularak öldü. biri memur oldu ankarada ama diğerleri sürekli cezaevine girip çıkıyor bir tanesi hala cezaevindeydi çıkmadıysa. hayatım o gün o gece o asfaltın üstünde değişti, bir kırılma oldu. okuduğum yüzlerce kitap bana bu motivasyonu verememişti. saygılar.
+4
ground
(13.02.26)
1-tıp değil bilgisayar mühendisliği kazandım diye çok üzülmüştüm. Mezun olup işe girdikten sonra tıp kazanmadığım için şükrettim hep. Benim işim daha güzel geldi.
2- istediğim bir iş olmamıştı torpilli diye başkasını aldılar o işe de baya üzüldüm ama sonrasında hep iyi ki olmamış dedim hemen sonrasında daha iyi bir yer oldu.
3- ayrıldığım her sevgilimin arkasından baya üzülüyordum. Hele bir tanesi psikolojim bozulmuştu üzülürken. Şükürler olsun ki ayrılmışız da şimdiki kocamı bulmuşum. Onlarla evlendiğimi düşününce bile fenalık geliyor nasıl bir şeyin içinden çekip çıkarmış beni rabbim diyorum. Her işte bir hayır var kocamı bulmak hayatımın şansıydı.

Umarım hep böyle üzüldüğümüz şeyler sonra sevindiklerimize dönüşür <3
0
kaptan maydanoz
(13.02.26)
kendi olasılık aleminizden quantum alanını açmışsınız ve evren de sizi itmiş. olması gerekenler olmuş. öyle okudum yazdıklarınızdan.
-1
evimin paspasi
(13.02.26)
@ev, ne diyorsunuz?

Sorum size oluyor mu. Örnek olsun diye yazdim onlari.
0
🌸Purple life
(13.02.26)
tahmin edemeyeceğiniz şeyler oluyor hem de... ciddiyim. hayat diyor ki "sen yeter ki yola koyul"
0
evimin paspasi
(14.02.26)
(11)

Yazılım sektörü bitti mi?

hold the door
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun bir sürdürülebilirliği yok aziz sancar gibi biri değilseniz.

devir teknoloji devri para yazılımda diyip üniye başladım, koç tıbba puanım yetiyordu hay kafamı...

Sektöre 1-2 sene sonra girecek biri için durum nasıl? Ne yapmak lazım?

AI altyapıları, distributed systems tarzı bir alana yönelmiştim de Türkiye'de de bu tarz ileri teknolojiler yok. Yurt dışına da gitmek istemiyorum.
-2
hold the door
(12.02.26)
Sektörün icinden degilim.

Ama benim anladigim bu isin bir mimarlik tarafi var. Bu kisiler istenilen seyi belirliyor, karar aliyorlar.

Ikinci asamada is tek tek yazmaya geciyor. O taraf azalmis olabilir cünkü ai bana söyle bir sey yaz dediğinde yazabiliyor.

Insan faktörü elimine edilemez. Karar alan birinin olmasi lazim. Kulaklik takip amele amele bisiler yazanlarin is yükü azaldi. Ama karar veren insana mutlaka ihtiyac var.

Günlük dozda insanlar belirli sayida iyi karar alabiliyor. Zengin basarili insanlarin günlük yasamlarina bakiyordum bi ara. Kahvalti icin 2 tane secenekleri var, rutinleri takip ediyorlar. Bu sayede karar verme kapasitelerini is icin daha çok kullanabilir hale getiriyorlar.

Bence korkulacak bir durum yok. Ai yi kullanarak daha verimli calismanin yollarini bul derim. İsi azalacak olanlar hali hazirda ai gibi calisanlar. Mesela gelen bir faturanin tarihini bilgisayara girmek gibi karar verme rolü önemsiz is yapanlar.
0
Purple life
(12.02.26)
Yazılım işi pandemi ve öncesindeki birkaç yıl peak yaptı, o kadar. Şuan yurtdışında da çok iş yok yazılımda.

Yazılım işi doğrudan endüstriye üretime bağlı bir iş değil veya yaşamda bir somut karşılığı yok. Sağlık sektörü böyle değil mesela. Asla bitmez. Eğitim süreçleri de zor, bir elenme durumu da var.
0
michael harddd
(12.02.26)
news.ycombinator.com 2034 te dukkani kapiyoruz
0
lapaz
(12.02.26)
Biraz abartiliyor. Yillar suren bir ERP projesinin icindeyim. Benim elimde cok is yok ama external olarak calistirilan tonla yazilimci var. Bunlara afedersin esek yukuyle para veriliyor. Tek masraf yazilimci degil tabii ama toplamda 2-3 milyon euro harcaniyor yillik ve yazilim isleri ciddi bir kalem. Patronlar da gerizekali degil sonucta bu kadar parayi harcayacak.

Malum bazi degisimler oluyor ama karamsarliga kapilmaya gerek yok. Bak mesela buradaki videoda neler demisler. Toplu isten cikarmalara falan bakiyorsaniz o sirf AI ile aciklanamaz, zaten pandemi doneminde piyasa sisti. Hala da toparlanmis degil.

www.youtube.com

Nacizane tavsiyem siz ogrenmenize bunlara takilmayarak devam edin. Illa beklediginiz sekilde gitmez de farkli sekilde gider. Kafa yoran, calisan her zaman olmasa da karsiligini aliyor. Bu muhabbetlere takilmak moral bozar, bir de su da var internette neye bakarsaniz benzer seyler cikiyor. Bu da on yargili bir yaklasima sebebiyet verebilir.

Siz mesela su an bu yasanan donusumu dogru okumaya calisabilirsiniz. Bu belki baska kapilar acar. Su an eskiden bedava olmayan bazi seyler bedava, bilgiye ulasmak cok kolay, organize bilgi olusturmak cok kolay. Eskiden content anlaminda yuklu bir uygulama yapacak olsaniz ciddi bir yatirima ihtiyac vardi. Simdi urettirip kullanabiliyorsunuz ama gene mukemmel olmuyor tabii.

Biraz geyik ama su notu duserek kapatmak istiyorum. 10 sene onceki Google aramalarini hatirlayin, ne arasak cat diye buluyordu. Simdi spesifik birsey ariyorum, bazen ilk 1-2 sonucta buluyor ama sonra konuya dair genel seyler cikiyor. Yani bildigin bulamiyorum, ise yaramiyor. Kim derdi ki Google aramalar bir gun bir halta yaramayacak hale gelecek.
0
mbond
(12.02.26)
kimi işler için ai yeterli olabilir, hatta bu ai uygulamaları kendilerine dünyada yerde bulabilir, ancak her proje ai'in yapabileceği işler değil.

dağıtık sistemlere ihtiyaç var ve artacak mevcut olan pek çok sistem bir şekilde normal sunucularda çalışırken cloud'a geçilirken yazılımlar elden geçirilmezse, maliyetler çok ciddi artıyor. bu noktada şirketler dönüşüme gidiyor, yazılımlar elden geçiyor, iyileştiriliyor bu nokta da dağıtık sistemler üzerinde deneyimli kişilere ihtiyaç oluyor. büyük bir çok şirket var. dönüşen ve ya dönüşecek olan. kısaca sen türkiyeyi hafife alma yiğenim. büyük çok şirket var.

ilgi alanlarındaki sistemleri incelemek, kullanmak, kopyalamak ile teorik bilgilerini pratik uygulamalar ile pekiştir. bunlarla ilgili düzgün blog yazıları yaz. zamanı gelince çok işine yarayacaktır.

dağıtık sistemler + yazılım hoşuna gidiyor ise pek çok açık kaynaklı dağıtık veri tabanları var, onları inceleyip kopyalayabilirsin, veri yapıları nasıl kullanılıyor, index nedir, bunlar nasıl dağıtılıyor, makineler nerede olduklarını, sistem durum bilgilerini nasıl bir biri ile paylaşıyorlar, yükü dağıtıyorlar vs. hepsini öğrenmiş olursun. ai burada sana yardımcı olacaktır. ancak senin talimatların olmadan hiç bir şey yapamaz.

ilerleyen yıllarda ai daha güçlü olacaktır, ancak yönetecek kişiler senin gibi kişiler olacak.
0
selam
(12.02.26)
Daha 1 2. sınıf falansınız herhalde. Açılan staj programlarının büyük kısmında yazılım alanı var. Eğer bu yazılımın bitmiş haliyse; makine mühendisliği bitmiş haberimiz yok, ölmüş tuzlayanımız yok.
0
substituent
(12.02.26)
Simdiki haliyle yapay zeka denen şey tamamiyle iş bilen bir yazılımcının yerini alabilecek pozisyonda değil, özellikle büyük şirketlerde çok temkinli bir şekilde araç olarak kullanılıyor. Sen kendini geliştirmeye bak piyasa adapte olur ona göre yerini alırsın.
-1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
sektorun icindeyim abd tech. gorunen koy kilavuz istemiyor. olay ayan beyan ortada. yazilimcilar 21. yy'da yasadiklari altin gunleri bir daha yasayamayacaklar. artik yazilimci olup voliyi vurup emekli olma mevzusu bitti.

otomasyon fabrika isciligini bitirdi mi? hayir hala varlar ama isin dogasi ve miktari degisti. yazilim da ayni sekilde sadece kucuk bir zumre tarafindan yapilan prompt engineering haline gelecek. su anda yeni mezun yazilim muhendisi gibi kullaniliyor ai sr'lar tarafindan. eskiden intern gibi derdik onu da gecti.
+1
antikadimag
(12.02.26)
bitmeyecek ama çok küçülecek.

iş bulmak zor olacak.
ai junior-mid seviyelerine ulaştı artık. şimdilerde senior aranıyor hep.

ama junior'lar işe başlamazsa senior da olmayacak ileride, insanlar kod yazmazsa ve üretim yapmazsa ai gelişmeye devam etmeyecek. o yüzden yine de her kademeden insan gücüne ihtiyaç olacak.

ama ciddi bir daralma var sektörde. hem de tüm dünyada.
yani yazılım sektörü bitmedi, ama artık parlayan yıldız değil.

"yazılım okusaydın amk" esprileri geride kalıyor artık.

daha gençseniz ve hala okul okuyorsanız o kadar kafaya takmayın bu durumu. sizin için hala pozisyonlar var.
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
yaşadığım ülkede işten çıkarılan çok yazılımcı var.
ama yazılımcı arayan da çok şirket var.
durumu anlamadım ben.
iş ilanlarının geneli hakikaten yazılım sektör fark etmeksiniz.
0
rain when i die
(13.02.26)
yazilimda her zaman degisim ve donusum vardi. hatta bu donusum diger bircok muhendislik alanina gore cok hizliydi. yapay zeka ile birlikte gelen donusum de digerlerinden farkli degil. 90 li yillarin sonunda internet geldi desktop yazilimin yerini web aldi. bu konuda calisanlarin bir kismi ihtiyaca gore yeni alana adapte oldu. cok gecmedi web bitti mobil alani acildi, bircok kisi bu alana adapte oldu. daha sonra projeler o kadar olceklendi, sistemler ayni anda milyonlarca istege cevap vermesi gerekti bulut teknolojilerine adapte olmak gerekti. bu surecte yazilim dilleri degisti, mimariler degisti, isletim sistemleri degisti, islemci mimarileri degisti.

yani ozetle degisim ve adaptasyon bu isin dogasinda var. su anda ogrendiginiz seylerin bir cogu 2-3 yil icinde eski kalacak, ama ilerde ogreneceklerinize de altyapi olusturacak. o nedenle ogrendiginiz her seye gecici olabilir gozuyle yaklasip ezberlemek yerine temelini ve amacini ogrenmeye calisin. cunku temel seyler hep kalici.

yapay zeka da temelde bir yazilim, kullandigi algoritmalar da bu iste iyi olanlarin tanidigi algoritmalar, calistigi sistemler de yine bulut teknolojileri uzerinde calisiyor, yine diger sistemler gibi api kullanarak entegre oluyor. o nedenle yazilimci olacaksaniz yapay zeka rakip degil kullanmak zorunda oldugunuz bir teknoloji.

kullanmak derken de chatgpt kullanmak degil kastettigim. o teknolojiyi sistem icinde kullanmak kastettigim. siz o araclarin gelistiricisi olacaksiniz veya gelistirdigniz geleneksel sistemlerin icinde bir parcasinda yapay zekayi gelistirecek, ya da bir api ile entegre edecksiniz. yani yapay zeka bir yazilim muhendisine rakip degil, bircok problemi cozen etkili bir arac.

yazilim sektoru kuculdu ama bunun en buyuk nedeni yapay zeka degil, daha cok para arzi ve yatirim miktari dustu tum sektorlerde. cunku para savunma ve enerji sektorune kaydi. bu nedenle sirketler son 5 senedir daha az para , daha az calisan ile is yapmak durumunda. o nedenle iki buyuk degisim oldu, junior pozisyonlarin isleri bir sekilde yapay zeka ile halledilmeye calisiliyor, senior pozisyonlarda da ayni kisiden daha fazla alanda uzmanlik bekleniyor. ozetle her zaman gibi ekstra caba her calisan icin zorunlu, bu eskiden de boyleydi.

hem cok eleman aranip hem de cikarmalarin sebebi de aslinda bu, junior artik gerekmiyor, uzun sure calisip junior gibi is cikaranlar cikariliyor, ya da senior olup yeni mimarilere adapte olmayanlar cikariliyor. yerlerine yeni ihtiyaclara uyan, daha ucuza calisacak elemanlar araniyor. ama elbette haksiz yere cikarilan nitelikli kisilerde cok fazla, para ve sermaye kaymasi nedeniyle.
+1
emrahday
(13.02.26)
(5)

Gerilim/korku önerisi (Netflix veya Prime)

hadi ya la
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
0
hadi ya la
(12.02.26)
Prime'da ilk aklıma gelen;

The Devil's Hour.
+2
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Get out(2017) varsa öneririm.
0
lil siztah
(12.02.26)
Haunting hill
Cassandra
0
Purple life
(12.02.26)
netflix ya da prime'da var mı bilmiyorum ama dizi bölümü önerim:
www.imdb.com
0
late viper
(12.02.26)
Speak No Evil son yıllarda seyrettiğim en iyi gerilim filmi. Orjinalini seyrettim. Ama Amerikan versiyonu da gayet iyi diyorlar.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(13)

Türkiye hangi sektörde gelişsin?

michael_knight
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?
(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
0
michael_knight
(12.02.26)
Turizm. Antalyanın 80 lerdeki Turizm teşvik kanunlarıyla bu noktaya gelmesini örnek alıp benzer projeyi başka şehirlere taşınabilir. Mesela iç anadoluda bir yer las vegasa gönüştürülebilir. Tabi kumarhane vs izin verilerek.

Bunun dışında sanayi tarafında herkes kapacağı yeri kaptı. Çin ucuz iş gücü ve kalabalığıyla alıyor yürüyor. Almanya desen zamanında sahip olduğu sanayi geçmişi güçlü şirketler-üretim ve birçok patent sebebiyle bu durumda. Yani bu ülkeler bir günde sahip olmadı bunlara. Bu tarz şeyler kısa vadede yapılamaz uzun vadeli planlar gerekir. O yüzden en kısa vadede en yüksek getiri için turizm diyorum.
+2
nuevo
(12.02.26)
işlemci, işlemci, işlemci. işlemci konusunda (özellikle büyük dil modellerinde kullanılan) birilerinin keyfine kalmak gerçek bir beka sorunu.
+1
redlinetheturk
(12.02.26)
@redlinetheturk, o alanda başka ülkeler 20-30 yıl önce çalışmalara başladı ve meyvelerini şimdi topluyor. O sektöre girmek için 20-30 yıl geç kaldık gibi geliyor bana.
Henüz kıymete binmemiş, rekabetin nispeten düşük olduğu bir alan gerekir diye düşünüyorum.

Biz işlemci yapana kadar neler neler değişir.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Türkiye'ye kumarhane açılsa iyi gelir getirir. Coğrafya ve iklim gayet müsait. Mardin'de bu iş için en ideal yer.
+2
michael harddd
(12.02.26)
Turizm ile birlikte Gastronomi

Yurtdışı gezilerimde yerel turlara katılıyorum. Soruluyorlar nereden geliyorsunuz diye. Istanbul deyince herkesin aklı çıkıyor. Üfff müthiş şehir ya filan diyorlar. Kapadokya, turistlerin resmen gözbebeği.

- Turizm +1
- Kumarhane açılsa iyi gelir getirir +1
Mardin ideal mi bilmiyorum ama Casino'ya uygun bir yer bulunur illa.

Hem eğlence (gece hayatı + casino) hem kültür ile tarih hem gasronomi hem doğa tatili hem deniz tatili çeşitlli şehirlere dağıtabilinir.


Böyle bir potansiyel varken heba olmasına çok üzülüyorum.
+1
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Turizm, tarim, yüksek katma degerli tekstil, yazilim & teknoloji, saglik.
0
Purple life
(12.02.26)
kürtlerin ve lazların girdiği hiçbir sektörden bir halt olmaz. o yüzden onların kafasının basmayacağı, teknoloji seviyesi yüksek, cutting egde alanlar üzerinde yoğunlaşmak lazım.
+5
hold the door
(12.02.26)
Türkler yazılım ve mühendislikte iyidir. Yazılım ve savunma sanayii gibi teknolojik üretimde gelişsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(12.02.26)
tarım ve turizm.
+1
antihero
(13.02.26)
tarim, turizm +1000
bonus olarak madencilik eklerim, yeralti kaynaklarinin cikarilmasi ve islenmesi.
baska hicbirsey yapmamiza gerek yok aslinda..
+1
cooperr
(13.02.26)
Turizm ( katmadeğerli )
Tarım
Hayvancılık
0
kumandanim
(13.02.26)
Teknoloji
Yazılım
Yapay zeka
Uzay bilimleri
0
love and trust
(06.03.26)
turizm ve kumarhane mantıklı koskoca italya turizmle dönüyor resmen doğru düzgün üretim yok, mevcut da kapanıyor diye duymuştum birkaç sene önce.

kumarhane bence kapadokya mis gibi olur. las vegas'ı düşünün mısır piramidi, sfenks, eyfel kulesi kopyaları var. çölün ortasında cazibe merkezi yaratmış adamlar. bizim kapadokyamız zaten kendi başına bir cazibe merkezi. değerlendirilebilir bence.
0
air
(06.03.26)
(19)

Rüşvet verdiniz mi?

michael_knight
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
+2
michael_knight
(12.02.26)
verdim memur zaten yapması gereken işi yokuşa sürdüğünden işimi yapsın diye
+5
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hafizam beni yaniltmiyorsa hic vermedim. Birkac kez rusvet gerektirebilecek durumlarin icinde bulundum ama cesitli sebeplerden rusvetsiz ilerleyebildim.
0
mbond
(12.02.26)
vermedim. gerekmedi.
dilerim öyle bir durumda zorunda kalmam.

bekara karı boşamak kolay, bazen rüşvetsiz işlerin ilerlemediği durumlarda, yapması gereken işi yapması için verilmesi gereken tutarlar oluyormuş.
+1
biseysorcaktim
(12.02.26)
vermedim. işimi yokuşa sürerlerse patronun kim olduğınu hatırlatırım.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
@karım içeride, vezirköprü ilçe başkanının yeğenisin galiba
+13
🌸michael_knight
(12.02.26)
Hiç 'işini bilen'lerden olamadım. Kafama edeyim.
0
anon1m
(12.02.26)
Rüşvetten sayılır mı bilmiyorum ama ufak şeyler, işi hızlı halletsin zorluk çıkarmasın diye devlet dairesine tatlı ile gitmek, yemek ısmarlamak, sabrını zorladığımız bankacıya rakı hediye etmek gibi şeyler.

Bahşiş bırakırken bile gerilir utanırım ben rüşvet hiç benlik bir şey değil.
+5
mutekebbir
(12.02.26)
O zamanlar çalıştığım şirketin imza yetkilisiyken böyle bir olay oldu ve izin aldım o gün. Sonra da kaçtım o şirketten. Bu arada çok riskli bir duyuru oldu sanki. Modlar siler herhalde :)
0
gabe h coud
(12.02.26)
Üstü kapalı isteyen oldu, vermedim. İşim de çözülmedi.
Kasaba minnet edeceğime oramı keser yerim.
+2
cay koy geliyorum
(12.02.26)
ben vermedim ama babamın işi dolayısı ile babam çok vermiştir. Bir dönem show özel habere bile çıktık :D gizli kamera ile ifşa etmeye çalışmıştık 90'lı yıllar tabii
+1
croswell
(12.02.26)
tam rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama kardeşim ameliyat olacaktı bir şehir hastanesinde hademe bulduk. adam bizi aldı randevusuz direk doçent doktorun odasına soktu, "hocam çok ağrısı varmış ameliyat olması lazımmış" dedi. doktorda asistanına yolladı bizi listeye aldı 2 gün sonra ameliyat oldu. ameliyattan çıktıktan 1 saat sonra hademe odaya geldi. geçmiş olsun bir ihtiyaç var mı falan diyor. bizde o ara adama parayı verdik. bizimkilerde alışık değil az mı verdik çok mu hala bilmiyoruz.
+1
my fault
(12.02.26)
2 sene önce çip krizi midir nedir sıfır araba yoktu piyasada. Galericiye teklif ettim ama yine de vermemişti arabayı. Ahahah.

Başka da vermedim.
+1
kaptan maydanoz
(12.02.26)
Para olarak değil ama iş bulma, tanıştırma, referans olma, network,vs olarak verdim.
+2
iwasbornonamountainside
(12.02.26)
Bi devlet dairesinde alenen rusvet istendi. Hem para vermek istemedim hem de nefret ederim rusvet islerinden.
Bana bi seyin eksik oldugu ve bu eksigi de rusvetle tamamlayabilecegini ima etti memur. Onumdeki kisi ise direkt verdi o ima sonrasi, kucuk bir miktardi 100 lira gibi. Bana sira gelince aynisini iste bana da soyledi memur. Ben aaa ne eksigi, avukatim her sey tam demisti (gercekten evraklari avukatla hazirlamistim) hemen kendisini arayayim da siz ne eksikmis bi ona soyleyin ben hic anlamam dedim safa yatip. Neyse cok onemli degil, bu sekilde de olur dedi ve islemi gerceklestirdi bunun uzerine.
+1
Kittie
(12.02.26)
@maydanoz, o rüşvet olmuyor yahu. Rüşvet için devletle ilgili olması gerekiyor.
Piyasada bulunmayan bir ürün için daha yüksek ücret önermek gayet normal bir durum, valla.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Nikah memuru kalem yazmıyor diye para istedi verdik haliyle. Sanırım bu da rüşvet sayılır :)
+2
nuevo
(12.02.26)
Verdim. Memur ve orospunun bahşişini önceden verirsen iyi hizmet alırsın. Yoksa cebinde paranla bekler durursun
+1
michael harddd
(12.02.26)
Vermedim. Isteyen de olmadi isteseler de anlayamam. Böyle isler yüksek seviye sosyal zeka gerektiriyor bence. :)
0
Purple life
(12.02.26)
Turkiye'de vermedim (aklima dahi gelmedi), su an yasadigim yerde de denesem bir yerlerimden kan alirlar.

AMA,

Turkiye rus ucagini dusurdugunde is icin 3 haftaligina rusya'da idim, biraz mahsur kalmisim gibi oldu.
bilmem hatirlar misiniz ama hemen ertesi gunu rus otoriteleri bir suru turk tutukladi, azeri dovdu, koca koca milyar dolarlik sirketleri bastilar, gelen is adamlarini asagiladilar vb.

zaten rusya normalde de yolsuz bir memleket, kendimi korumak icin ulkeden cikana kadar dugunlerde para yagdiran almanci dayi gibi gezmek zorunda kaldim.
+1
adrianapole
(12.02.26)
(2)

Yabancılarda altın günü var mı?

michael_knight
Bizdeki altın günü gibi bir para biriktirme sistemi yabancılarda da var mı?Sadece ABD, Avrupa değil sorduğum belki yüksek enflasyonlu ülkelerde benzer veya daha iyi sistemler vardır.
Bizdeki altın günü gibi bir para biriktirme sistemi yabancılarda da var mı?
Sadece ABD, Avrupa değil sorduğum belki yüksek enflasyonlu ülkelerde benzer veya daha iyi sistemler vardır.
0
michael_knight
(12.02.26)
Genelde bankalara ve yatırım araçlarına erişimin kısıtlı olduğu ülkelerde var bu tür şeyler. Mesela Afrika ülkelerinde yoğun olarak kullanılıyor. her ülkede farklı bir ismi var ama bu "Gün" sisteminin literatürdeki adı "Rotating Savings and Credit Association" ya da kısaca ROSCA

Bazı ülkelerde özellikle çok yaygın, insanlar aynı anda bir çok güne dahil oluyor. Hatta daha karmaşık türevleri de var. Mesela paranın her dönemde birine dağıtılmayıp biriktirildiği ve sonrasında üyelere faiz karşılığı borç olarak verildiği vb. türevleri var.
+3
salihdt
(12.02.26)
Almanya ve kanadada olmadigini biliyorum.
+1
Purple life
(12.02.26)
(9)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
(5)

Ah alma/etme konusu

arbre
Gönül işlerinde bu konuya inanıyor musunuz? Olumsuz sonuçlarda Allah korudu gibi düşünceleriniz oluyor mu?
Gönül işlerinde bu konuya inanıyor musunuz? Olumsuz sonuçlarda Allah korudu gibi düşünceleriniz oluyor mu?
-18
arbre
(11.02.26)
Arbre, soruyu soran kisi ve sorunun icerigiyle saglam eksi alacak bir duyuru olacak gibi duruyor. Neyse cevabimi vereyim, ben ah almamaya calisiyorum, uzun vadede basima benzer bir is gelir diye dusunuyorum.
+2
mbond
(11.02.26)
mbond, eksileyenlere acıyorum açıkçası, kafama taktığım bir şey değil :)
-13
🌸arbre
(11.02.26)
Gönül işlerinde değil genel hayat içinde buna inanıyordum inanmaya zorluyordum daha doğrusu ama yalan dolan ya, torpille işe giren örnek var mesela yerini aldığı kişinin ahı uçtu gitti, alıyor çatır çatır maaşı harcıyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Kimsenin ahi kimsede kalmaz.
0
Purple life
(11.02.26)
bu ah etme, ah alma insanın psikolojik olarak bir savunma mekanizması. örneğin haksızlığa uğradığı bir durumla duygusal ve psikolojik açıdan bir noktadan sonra mücadele etmeye gücü kalmadığında savunma mekanizması ahımı aldı, çıkar nasılsa şeklinde bir argümanla kendisini korumaya alıyor. ya da tam tersi, başkasına yaptığı adaletsizliği, nezaketsizliği, her ne ise o davranışı, bunu yapmış olmayla ilgili kendiyle yüzleşemediği, buna dair bir değişim/dönüşüm/iyileşme sürecine giremediği için ah ettiler bana diyor. gibi gibi.

yoksa ah almak/ah etmek vesaire reel hayatta asla karşılığı olan kavramlar değiller.
+1
Phoebe
(11.02.26)
(21)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
bir müslüman olarak sünnetin islamla islam ahlakı ve yaklaşımıyla ilgili olduğunu düşünmüyorum. tamamen kültürel. ben şahsen yaptırmak istemiyorum çocuk büyüyünce öok isterse kendi yaptırsın ama malesef diğer ebeveyni ve yakın akrabakarı aynı fikirde değil. yurtdışında yaşasak kesinlikle yaptırmazdım. türkiyede %50 yaptıracak gibiyim. ama çocuğa nasıl izah edeceğim bilmiyorum. çünkü ben gerekli olduğuna inanmıyorum. çocuğa gereksiz antibiyotik bile vermek istemeyen biri olarak böyle medikal ve kalıcı operasyona beni kimse ikna edemiyor. ben ikna olmazsam çocuk da olmaz ne yapacağımı bilmiyorum
-1
iwillsee
(17.09.26)
Sünnet bence islamdan da ziyade doğrudan Türk kültürüyle ilişkili. Ben diğer islam ülkelerinde sünnetin bizdeki kadar yaygın olduğunu sanmıyorum. Hatta yahudilikte daha önemli diye biliyorum.

Sağlık yönüne gelirsek parmağı kesmekten farkı ne? Ek olarak da travmaya neden oluyor. Benim seçme şansım olsa olmak istemezdim
0
runaway
(17.09.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(13)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(20)

kızlara bir soru

art cat chocolate
kızlar selam.makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?gözlük kullanıyor musunuz numaralı?saçınızı hep yapıyor musunuz?ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan bulu
kızlar selam.

makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?
gözlük kullanıyor musunuz numaralı?
saçınızı hep yapıyor musunuz?

ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan buluşmalarda da makyaj yapmam. ayrıca gözlük takıyorum hep, lens de takmayı sevmiyorum. sadece kırk yılda bir süslenesim gelirse öyle makyaj yaparım ve lens takarım. saçımı neredeyse hiç yapmam, çok yorucu.
0
art cat chocolate
(06.02.26)
Hiç yapmıyorum. Pandemi öncesi yapıyordum genel olarak ama pandemide rahatlığa çok alıştım. Geçenlerde bu böyle olmayacak deyip malzeme aldım ama halen daha kutularını bile açmadım. Halbuki yeni yıl planlarımdan birisi işe her gün makyajlı gelmekti:(
0
umutt
(06.02.26)
ise giderken pek yapmiyorum da genelde ufak da olsa yapmaya calisiyorum disari cikarken. sacimi da fonlerim lens de takarim. bu islere bu kadar usenmeyecek kadar enerji tasarrufu yapmakta fayda var
0
ala09
(06.02.26)
Selam.

Makyaj neredeyse hiç yapmam günlük kullandığım bir iki rutin var o kadar. Özel bir etkinlik varsa ancak, onda bile çok hafiftir belli bile olmaz, sevmiyorum.

Gözlük kullanmıyorum ama gözlük takmayı çok istediğim için her yıl gözüme baktırırım ihtiyaç halinde lens değil gözlük kullanırım.

Saçımı hep yaparım ama hep yapmaktan kastım büyük şeyler değil, derli toplu olsun isterim, ya düzleştiririm ya tepede toplar kahkülleri düzeltirim, ya örerim.
0
mutekebbir
(06.02.26)
işinde yukselmek istiyorsan, böyle bir kapı açıksa prezentabl olmak lazım, makyajına kıyafetine saçına dikkat etmek lazım, kurumsal firmada bu must gibi birşey

düz bi şirkettesindir abi abla söylemleri ile çalışırsın yapmayabilirsin ortam kaldırır.
-5
eja
(06.02.26)
abi-abla yok. zaten abi abla diyecek kimse yok, tüm ekip genç. hanım-bey de yok, patrona dahi. kurumsal denemez bir şirketteyim ama küçük bir yer gibi de değil. yükselmek için görünüşe değil işe bakılıyor.

benim rahatlığımın kaynağı yıllarca reklam ajanslarında çalışmış olmak. :d bazen ajansta uyduğumuz için pijama panduf takıldığımız bile oluyordu. ajanslarda da yükselmek için görünüşe bakmıyorlar.
0
🌸art cat chocolate
(06.02.26)
işe giderken günlük makyaj yapıyorum. elim alıştığı için hızlı yaparım. ama cilt makyajı yapmam sadece güneş kremi sürerim. fondoten kullanmam.

hafta sonu daha renkli makyajlar yaparım. saç konusuna gelince burada kurum kuaförümüz var çok ucuza yapıyor fönü. haftada bir fön çektiriyorum. iki gün kullanıyorum. onun haricinde saçlarımı yıkadıktan sonra örerim. sabahleyin açarım. saç diplerini düzleştiririm sadece.
0
Hallegadola
(06.02.26)
işe gittiğimde mutlaka saç makyaj yaparım. seviyorum hazırlanmayı. normal zamanda her dışarı çıkıp markete yakın bi yere giderken ısrarla makyaj saç yapma alışkanlığım yok. ama bi rimel sürerim. yüzümde kızarıklık vs varsa kapatırım.
evde gözlük, dışarıda lens kullanıyorum. dışarıda gözlük takmaktan hoşlanmıyorum.
0
chanandler bong
(06.02.26)
tabi iyi görünmek bir artı ama ben aşırı üşeniyorum. eskiden beri hiçbir zaman makyajı takıyı falan seven biri olmadım. günlük makyaj yapmıyorum, sadece nemlendirici krem+tonik. saçımı ayda 1-2 kere düzleştiriyorum işe giderken. onun dışında hep yarım toplarım.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
Makyaj yapmiyorum. Gözlük takiyorum.

Yükselmek icin asil cok fazla güzel olmaman, cok seksi olmaman lazim.Bu konuda arastirmalar var. Yüksek pozisyonlu insanlar genelde erkek ve güzel kadinlarla yakin calismaktan adim cikar diye cekiniyorlar. Is cikisi bas basa yemege gitmiyorlar, alinan isi hadi kutlayalim bisiler icelim demiyorlar ve haliyle yakinlik da cok kuramayip calismayi tercih etmiyorlar. Bu tabii abd‘de ama ben hakli buldum.

Ben makyaj yapmiyorum cünkü makyaj yapmamak icin cildime cok iyi bakiyorum. Bir de makyaj yapmak bana cok artificial geliyor.
-3
Purple life
(06.02.26)
Yapıyorum. Makyaj yapmayı süslenmeyi severim, saçımla çok uğraşmıyorum dalgalı zaten köpük sürüyorum genelde ve açık bırakıyorum. Aynada kendimi güzel görmek hoşuma gidiyor. Hiçbir şey yapmasam bi ruj sürerim, renk geliyor insanın yüzüne.
0
ekimoloji
(06.02.26)
patronu süslü giyinip ayartıp yüksel demiyorum, prezentabl olmaktan bahsediyorum ki yazmışımda, iş ilanlarında bahsedilir ya hani? iş yerinde banyodan çıktığım gibi gitmek bana yanlış geliyor benim öğrendiğim kurum kültüründe bu yok. kurumsal/yarı kurumsal yer görüp deneyimlerseniz insanlar bakımlı hafif makyajını yapar temiz kıyafetlerle gelir, mesela eskiden spor ayakkabı giyilmezdi artık bir şekilde yakıştırır olduk buda prezentabl olmanın içine girer oldu..
+1
eja
(06.02.26)
Ağır makyaj değil ama günlük ve hafif makyajım vardır her gün; 5 dakikamı alır. İşe giderken de yapıyorum.

Saçlarım dalgalı/ kıvırcık arası; köpükle 5 dakikada şekilleniyor. Ayda birkaç kez fönlediğim, maşa yaptığım da olur. Toplarsam da şekilli bir şekilde toplarım.

Gözlüğüm de var ama genelde lens kullanıyorum. Gözlüğü evde kullanıyorum.

Her gün 15 dakikamı ayırıp saçımı başımı düzeltmek, hafif makyaj yapmak bana iyi hissettiriyor. O yüzden atlamam. Aynı şekilde cilt bakım rutinimi de hiç es geçmem.
0
fraise
(06.02.26)
her gün yapmıyorum makyaj. bazen yüzüm çok kızarık oluyor o zamanlarda yapıyorum. ya da o gün işten sonra bi yerlere gitme, bi arkadaşımla buluşma planım varsa o da far falan yok. fondöten/bb krem, allık, rimel, ruj.
lens kullanıyorum yüzüm küçük ve yuvarlak olduğu için hiçbir gözlüğü kendime yakıştıramıyorum. sadece evde tv izlerken taktığım bi gözlük var. 13 senedir lens kullanıyorum dışarda gözlük toplasan 10 kere takmamışımdır.
saçımı kışın düzleştiriyorum. yazın topluyorum. saç yapmayı hiç bilmiyorum sadece topluyorum örebilmeyi falan çok isterdim ama o konularda yeteneğim yok hiç.
0
matilda
(06.02.26)
Canım o gün süslü hissetmek istiyorsa yapıyorum. Evden çalışa çalışa doğal halime çok alıştım ve güzel bulmaya başladım kendimi, o yüzden gerek duymuyorum. Eskiden kendimi çirkin bulurdum ve makyaj yapmak zorunda hissederdim. (Biliyorum, yanlış bir düşünceydi, atlattım.) Gözlük de kullanıyorum. Saçımı falan da aynı şekilde o gün süslenmek istiyorsam yapıyorum.

Ama bunlar dışında cildimin ve saçımın "süssüz" hallerinin düzgün görünmesi için çok bakım yapıyorum. Aksatmam, cildime sabah akşam bakım yaparım ama abartı bir rutinle değil. Saçlarımla da her gün ilgilenirim.
0
nolmus yani
(06.02.26)
Gözlüğüm var. Göz makyajını çok seviyorum ama hiçbir şey sürmesem bilr şıp şıp yaşlar süzülüyor.

Üğpoyı ya da abuzer, insanları zorbalamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Neden eksi verelim kıza? Ondan sonra gelip küfrediyorlar diye ağlıyorsun.
-1
Kahvedesu
(06.02.26)
Makyaj yapmıyorum. Hiç yapmadığım için alışık değilim. Kardeşim evlendi o zaman yapmam gerekti palyaço gibi hissetim kendimi.

Gözlük takıyorum zira gözüm bozuk ve lens rahatsız ediyor.

Saçım kısa ve düz o konuda şanslıyım çok uğraştırmıyor.
0
peki madem
(06.02.26)
Hoaydaaa zorba kelimesini yeni ogrendik galiba, cumle icinde kullanmaya calisiyoruz :)

Sen de kadinsin ya, senin lehine bisi soyluyorum aslinda ama israr etmiyim neyse. Bazi insanlar hak ediyor iste
+8
üğpoıuy
(06.02.26)
@üğpo, sana sesli harf yüklemesi gelmeden önce ben "zorba" kelimesini cümle içinde kullanıyordum. Endişelenme!
-9
Kahvedesu
(06.02.26)
Kısa cevap yapmıyorum. Özel günlerde ya da gerçekten bir şeye ya da kendim için özenirsem yapıyorum.
Ne kadar temiz içerikli olarak pazarlansalar da yüzüme tüm gözeneklerimi kapatacak/tıkayacak kimyasalları sürmek sonra onları çıkarmak için uğraşmak zaman harcamak bana pek uymuyor. Bir de makyaj yapmayıncaki görüntüne sen de çevren de yabancılaşıyorsun bir noktada. O da uzun vadede iyi sonuçlanmıyor sanki. Saçımın özenli olmasına dikkat ediyor, yüzümü yıkıyor, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu yetiyor bana şimdilik.

Ha ruju günde 3-5 defa sürüyorum:/
+2
Amaranta ursula
(06.02.26)
Ten makyaji yapmiyorum. Usendigimden degil, sevmiyorum. Gereksiz buluyorum aslinda. Kaslarimin rengi cok silik oldugundan kas maskarasi kullaniyorum. Kahverengi rimel ve ruj. Sadece bu uclu var bende. Bu da 5 dakikami bile almiyor. Biraz makyaj yapayim bugun dersem de ekstra allik surerim sadece. Sacla ugrasamiyorum o yuzden hep at kuyrugu veya topuzdur. Ama topuzla is yeri hic olmuyor ben direkt banka mudiresine donuyorum topuzla jdjd
0
Kittie
(06.02.26)
(13)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-3
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+2
eja
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
-1
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(11)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(12)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(5)

Kaygılıyken sosyalleşmenin zor gelmesi

egerbiryolcu
Hayatımda çozemedigim bir sorun var. Bunu aşmadan tam anlamıyla rahat hissedemeyeceğim. Bir yandan da evlilik törenleri, arkadaş davetleri ve benzeri etkinliklerin yoğun olduğu bir donemdeyim. Bazılarına mecburen gitmek zorundayim bazılarını eliyorum bazilarini erteliyorum ama hepsi üstümde bir yük
Hayatımda çozemedigim bir sorun var. Bunu aşmadan tam anlamıyla rahat hissedemeyeceğim. Bir yandan da evlilik törenleri, arkadaş davetleri ve benzeri etkinliklerin yoğun olduğu bir donemdeyim. Bazılarına mecburen gitmek zorundayim bazılarını eliyorum bazilarini erteliyorum ama hepsi üstümde bir yük bir baskı oluşturuyor. Hatta hicbirine de gitmek istemiyorum ama bu defa yargılanacak olmanın baskısını kafaya takarım diye mecbur kalıyorum. Veya arkadaş daveti akraba nişanlarinda herkes kaynaşacak ben gitmezsem dışlanmış hissedicem.

Size de dertliyken oluyor mu bu düşünceler?
+1
egerbiryolcu
(04.02.26)
Arada bir hal geliyor evet. Enerjimi toplayip gidebilirsem güzel oluyor.

En azindan bir görünüp gelmek lazim. Hic gitmemekle arasinda baya fark var.
0
Purple life
(04.02.26)
Ben de şahsen öyle ortamları sevmem,hatta ayrıca gerilirim.ama az görünmekte fayda var gene
0
denizciman
(04.02.26)
Oluyor tabii, hatta dertli olmama gerek yok normal ruh halimde bile bu tür etkinliklerden hiç hoşlanmam ama bazı insanlar var yanlarında olman gereken mecbur gidiyorsun. Genellikle bir şey uydururum kısa kalmama mazeret olarak, onlar da anlar uydurduğumu ama gitmiş olmamın bile onlar için önemli olduğunu biliyorum herkese gitmediğim için bunu anlayabiliyorlar.
+1
mutekebbir
(04.02.26)
Evet. cevap harekete geçmek çünkü öbür türlü kendi olumsuz düşünceni sınanmamış oluyorsun ve kaçınma davranışını besliyorsun. Önce bir kağıt al olabilecek olumsuz şeyleri yaz. Sonra etkinliğe git ve kaygı yaşıyorsan bunu o anda ne hissettiğini iyice anla sonra düşüncelerini değil olguları not al. Mümkünse güvendiğin yakın birine ben böyle hissediyorum sen bunu gözlemledin mi diye sor. Sonra karşılaşır.
+1
anon1m
(04.02.26)
hayatta en güzel şey rahat olmak, hiç bir şeyi takmamak. çok zor bir şey, keşke herkes yapabilse.
0
co2s2
(04.02.26)
(30)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(14)

İnsan(lar) kötüdür sonucuna mı vardınız (30 yaş üstüne soru)

mahmuttt
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım. Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler...
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım.

Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum.

Şimdiden teşekkürler...
0
mahmuttt
(03.02.26)
olay iyi ve kötüden çok öte ama basit bakmak gerekilirse böyle denilmesi gerekiyor.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
Epstein kadar kötü, sapık tanıdığım yok da şuraya HPV ile ilgili soru soruyorsun adam sana yollu diyor. Hoşlandığın kişileri soruyorsun, sen de tüm erkeklerse yatıyorsun, sen de hpv olması normal diyor. Bunların çoğu da üniversite mezunu, reelde kendilerini modern olarak tanıtan tipler. Zihniyeti kötü, sığ insanlar var evet.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
Artık insanlar daha bencil ve çikarci geliyor bana. Kötü bir durumdaysan seni ezdikçe eziyorlar. Kibar olmak bile aptallık enayilik sayiliyor. İşini düzgün yapan sorumluluk sahibi idealist insanlar mobbing ile sınanıyor bezdiriliyor..ben insanların gerçekten kötü olduğunu babamı kaybettikten yani ailemde yaşadığım ilk sarsıcı kayıptan sonra tecrübe edindim acı bir şekilde.
+1
egerbiryolcu
(03.02.26)
İyi insan ve kötü insan olarak ayırıyorum.
-4
arbre
(03.02.26)
Kıskanç insanlara tanıklık edince kötü kavramınana inanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.02.26)
benim 40 yas itibariyle ulastigim nokta insanlar net kotu doguyor.
iyilik ogrenilen birsey, kendimizi frenlemeyi zamanla ogreniyoruz.
kimi bunu beceriyor, kimi beceremiyor katil falan oluyor iste.
0
cooperr
(03.02.26)
Bazı insanlar bile isteye kötüdür bazıları farkında bazıları değil belki de. Aileden ya da çevreden öğreniyorlar Allah iyi insanlarla karşılaştırsın
0
pembediken
(03.02.26)
cok güzel bir soru.

Fallout dizisini izlemeni tavsiye ederim. Bulundugun ortam, kosullar seni kötü yapabilir. alt metni biraz bununla ilgili.

kendi fikrimse:
kötülük bizim icimizde var. atalarin baskasini öldürdügü su an hayattasin. o potansiyel hepimizde var. epigenetik diye bir sey de var ama. genler kullanilmayinca kendini sakliyor. sen de icindeki kötülügü o sekilde saklayabilirsin. bazilari da basina kötü olay gelince o genlere sariliyor.
0
Purple life
(03.02.26)
Ben bunu tam olarak bu yıl kabullendim. Kimse kimsenin iyi mutlu olmasını istemiyor (bazen aile bile). Soframa evime gelen samimi bulduğum insanların arkamdan hiç ummadığım düşüncelerle konuştuğunu öğrendim. Ki bu insanlara iyilikten başka bir şey yapmamıştım, artık “neden” diye bile sorgulamıyorum. Herkes çıkarı için yaşıyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
kötü olmanın kolay, iyi olmanın zor olduğunu düşünüyorum. bireysel ahlak etik anlayışı bozuksa, empati gibi yetileri zayıfsa, iyi olma motivasyonu düşükse kötüye kayıveriyor bence insanlar. yoksa normalde genelde iyi olma eğiliminde olduğumuzu düşünüyorum.
0
mezzosprite
(04.02.26)
33'ten bildiriyorum. İnsanlar kötü değildir ama kötü insanların zorla iyi yönünü görmeye çalışmamak gerekir.
Yoksa çok iyi insanlar var. 5 yıl öncesine kadar evet insanlar kötüdür diyordum. Ama ne hayat, ne insanlar o kadar basit ve düz değil.
0
anatomik
(04.02.26)
48 yaşındayım, 15 yaşından itibaren büyük çoğunluğun kötü, iyilerin içinde bile eser miktarda kötülüğün olduğuna inanıyorum basit mantıkta bakarsak.
0
kumandanim
(04.02.26)
Kimse sana karşı değil, herkes kendinden yana diye bir söz var. Bu herkes için geçerli.
Öte yandan, başkalarından iyi olmalarını bekliyoruz. Peki dönüp kendimize bakıyor muyuz? Kendimizi dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne kadar gönüllüyüz?
Ben eskiden iyi bir insan olduğumu düşünürdüm. Bir dönemse 'masumiyeti yitirme' psikolojisine girmiştim. Kendimi acımasızca yargılıyordum. Herkes kadar iyi niyetli ve herkes kadar bencil olduğumu kabul edip rahatladım. :)
+2
auroraaurora
(04.02.26)
“Kötü”nün ucu çok açık. Şöyle ifade etmeyi doğru buluyorum;

Herkesin önceliği; “kendisi ne istiyorsa o”. İstenen şeyin önünde kısıtlayıcı unsurlar oluyor; kanunlar, cezalar, dini kaideler, ahlaki değerleri, maddiyat, toplum baskısı, prenstij vs. Bu kısıtlayıcıları aşma imkanı olan, istediği şeyi istediği yer ve zamanda yapıyor.

Kimin içinde ne olduğunu, kimi neyin durdurduğunu bilemeyiz ama insanların içinin çok da masum olmadığını düşünüyorum yine de. Kimisi en yakın arkadaşının kuyusunu kazacak kadar kötüyken kimisi cinayet işleyecek kadar kötüdür. Neticede bir kötülük sabit :)
0
lazor
(04.02.26)
(9)

Dedemden maddi destek isteyeceğim ama nasıl istesem bilmiyorum

darkwizard
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Ask
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Askerden muaf oldum bu yüzden ipad kullanıyorum 75-100.000 arasi güzel cihazlar var ama dedemin durumu diye en son dayima vize başvurusu icin 4000 euro vermis. Bana gelince cimri ve bencil oluyor adam. Mesela 1500 euro verse hic eksilmez maddi durumu çünkü hem almanyadan hem burdan emekli bankada parası var tarlaları sattı babadan kalma. 4 kardes annemler en cok dayima destek oldu is kurdu çocuklarını okuttu evlendirdi falan ayrımcılık yapıyor sizce ne yapmalıyım?
+1
darkwizard
(03.02.26)
Ben olsam bu adamdan bir sey istemem, görüsmem de.
+7
Purple life
(03.02.26)
Pek haz etmiyorsun anladığım kadarıyla dedenden. İste gitsin o yüzden. Vermezse de canını sıkmamış olursun, zaten ayrımcılık yapıyordu dersin.
0
gobekliraki
(03.02.26)
@gobekliraki zaten 1 kere istedim yok daha kimseye bir şey almam falan dedi sonra gitmiş dayima para vermis dayımın kızının kızına akülü araba almış oysa hepsi işinde gücünde okurken ben bana zorla harçlık veren dedem, dayımın kızı baska şehirde okuyacak diye peşinden o şehre gidip ev tutmuştu kızla beraber yaşamıştı okul bitene kadar mesela hep o okuttu onu her maddi manevi. Ama ben nedense sevilmiyorum ise yaramaz hasta ve hayırsız görülüyorum ama onlara hiç saygısızlık yapmadım. Ha arada anneme falan destek çıkar ama sevgi ve maddi olarak diger 2 çocuğuna yaptığı kadar yapmaz 2 teyzem ve 1 dayım var diger teyzem de üzülüyor bu durumdan ayrımcılık sevgisizlikten. Sadece anneannem dayima cok bağlı aşırı seviyor yani her dediğini yapıyor diyebilirim. Bana hitap ederken bile kızgınlıkla darkwizard efendi diyor bazen. Diğer kuzenime canım cicim falan diyor kiz kuzenlerime. Dayımın kızlarına. Diger 2 teyze yurtdisinda o yüzden uzaklar ama oraya gidince dedem o zaman orada da ayrımcılık yapıyormuş torun ve evlat arasında
0
🌸darkwizard
(03.02.26)
Klasik dayı ayrımcılığı.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
bence erkek evladının çocuğunu sahiplenirken kız evladının çocuğunu aileden görmeme durumu var. erkek evlat ayrımcılığı yani. eskilerde çok olur böyle.
iste gitsin kaybedeceğin bişey yok.
+2
rayde
(03.02.26)
@mirket tabii ki yaptım küçük yaşta kaybettiği anne babası ile resmi yoktu çizim tablo yaptım hediye ettim. Anneanneme de tablo hediye ettim. Maddi olarak hiç ihtiyaçları yok bir şeye zaten. Hiç saygısızlık yapmdım. Bencilce düşünmeyin. Madem öyle çocuk yapmayacaktı. Eşit ve adil sevgi ve destek vermeyecekse.
+2
🌸darkwizard
(03.02.26)
@ thetruenorthstrongandfree1 büyük dededen kalan toprakları sattı. Büyük meblaya
+1
🌸darkwizard
(03.02.26)
Tablet için minnet etmeye gerek yok. Ne zaman toplu paraya ihtiyacın olur bir iş yapacak bir şeye kullanacak olursun o zaman destek iste. Verdi verdi, vermedi siktir edersin sen de.

Bunu tablet için yaşamaya gerek yok.
+1
lazor
(04.02.26)
Dogru konusan tek kisiyi eksileyip tik vermemissin. Aferim.
+1
warrior princess
(04.02.26)
(3)

arkadaşlık app'leri hk

sweetoffice
uzun zamandır kullanmıyorum ama bu aralar biraz değişiklik olsun diye takılmak istiyorum, bir bakayım dedim bayağı çok uygulama var, aylık ya da yıllık ödeme yapacağım için 1 tanesine üye olmak istiyorum, hangisini önerirsiniz ?
uzun zamandır kullanmıyorum ama bu aralar biraz değişiklik olsun diye takılmak istiyorum, bir bakayım dedim bayağı çok uygulama var, aylık ya da yıllık ödeme yapacağım için 1 tanesine üye olmak istiyorum, hangisini önerirsiniz ?
0
sweetoffice
(03.02.26)
Tinder çok kötü, Bumble daha düzgün
-3
arbre
(03.02.26)
Tinder epstein files gibi bir sey olmus.

Bumble veya hinge kullaniyor arkadaslarim. Ben kullanmadim.
0
Purple life
(03.02.26)
The league var. Pattern app içinde connect varmış
0
pembediken
(03.02.26)
(10)

evi ne zaman almalı?

ilgeru
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi oranı 2.49-2.69 arasında şu an. bu da yüksek aylık taksit demek. kenardaki birikimimizin de çok büyük bir kısmı altında.

yakın zaman önce evi olmayanlara özel kredi limitlerini arttırdılar. söylentilere göre yine evi olmayanlara 1.20 gibi oranlarla kredi verilebilirmiş. az buçuk bir hesap yaptım. eğer 2.49'dan kredi çekip şu an evi alırsam, 1.20 oran çıkarsa şu an aldığımdan daha zarar olacağım. zararda olmamam için evin en az yüzde 25 artması gerek bu da kısa dönemde mümkün mü bilemiyorum. malum seçim dönemi de yaklaşıyor bi yerde muslukları açacaklar, o kesin.

özetle kafam çok karışık. evet ev almak güzel ama kısa vadede büyük zararda da olabiliriz. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(02.02.26)
1.20 orana kredi imkansız bence. Ayrıca 2 buçuklardan 1 buçuklara ineceğine inanıyorsan evlere yüzde 25 zam geleceğine de inanman lazım. Bence maks. kredi ile alınabiliyorsa 2.49 gayet iyi bir oran.

Ayrıca en son 1 noktalı orandan krediler, normal vatandaşa 200-300 bin üst limitle gelmişti. Yine öyle bir şey de gelebilir.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
altın %20 düşmeden önce en iyi zamandı, şu an altının düşebileceğinin görülmesi hem elinde altın tutan insanları konuta yönlendirip piyasayı hareketlendirdi. hem de rekabetten dolayı konutta fiyatları yukarı yönlendirdi.

tok alıcı olarak sahibindende bakınmak, aşağıdan teklif vermek gayet mantıklı şu aşamada.

+nickini vermek istemeyen üye
1.20 imkansız, bu ya gelmeyecek gelirse de herkesi kapsamaması için 50 tane şart ile gelecek. çok umursamayın
0
egokalp
(02.02.26)
Öncelikle şimdiden hayırlı olsun,
Valla hiç kredi oranı, kenardaki yatırımları zararına bozma, ev değer yapar mı yapmaz mı hesaplama vs gibi konulara bakmadan direkt yapıştır hocam evi.

Kenarda olanlar gerekirse zararına gitsin yeter ki evin olsun Kirada oturma psikolojisini sadece kiracılar bilir. Kira dediğimiz şey altı delik kumbaraya senelerdir para atmak gibi bişey.

Sözün özü, kenarda ne var ne yok boz, krediyi yapıştır rahat rahat huzurla otur
+1
ebeş
(02.02.26)
2010 lardaki furya mümkün değil tekrar gelmeyecek. O zaman sıcak parayı inşaata gömdüler krediler de düşüktü. Yani düşük kredi düşük fiyatlı ev devri kapandı. Ben 3.09 dan kullandım şimdi de 2.6 ile yapılandıracağım. Sen de 2.6 ile alıp önümüzdeki sene belki 2.1 ile yapılandırırsın.
0
administ
(02.02.26)
1.20 yakın vadede bence zor. eğer olursa bin tane şart sunarlar. ayrıca 1.20 çıktığı gün ev fiyatları 2ye katlar.
0
scudman1
(02.02.26)
Türkiye‘de ev almak sart.
Iyi kötü demeden bir yer alip kiradan kurtulmak en iyisi.

Bu ilk evin firsatlari da gayet iyi.
Akp basta oldugu sürece enflasyon düsmez. Bedavadan gelir kaynagi yaratiyorlar.
0
Purple life
(02.02.26)
en iyi zaman fırsat olan ilk zaman. kredi taşınabilir,yapılandırılabilir. 3.05 den çektik bir sene sonra 2.49 dan yapılandırdık vade 22 ay kısaldı.
0
biravekahve
(02.02.26)
2.50 oranlı kampanyalarda 2.5 milyona 6 milyon faiz alıyorlar. şu an tam ev alınacak zaman ama bu oranlara çok saçma. oran 1.20'ye düşerse ev fiyatları artacak. ne kadar desteklemesem ve sevmesem de cemaat finansmanları daha mantıklı. damat bu işe girmiş albayrak finans olarak. bu ekonomide aldığın süreçte kazanırsın.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ev alabilecegin anda alinmali, bekleyecek bisey yok.
0
cooperr
(03.02.26)
1.2 civarı krediler artık imkanıza yakın. Olsa bile seçim öncesi olur. ama değişen bir şey olmaz bu seferde ev fiyatları tekrar arşa çıkar.

Ödeme gücü varsa, iyi pazarlık yapılarak alınmalı. Krediler düştüğünde ise yapılandırma kovalanmalı.
0
Rao
(03.02.26)
(15)

Yaşadığınız yer bir şarkı olsaydı :)

alice in potatoland
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu? Songs and photos of all kinds are
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.
Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu?
Songs and photos of all kinds are welcome :) Hadi bakalım.
0
alice in potatoland
(02.02.26)
çok güzel bir soru :


youtu.be
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
rakicandir
(02.02.26)
kanada kirsali olsa olsa aksaray aksamlari olur, baska bir cacik olmaz burdan:

youtu.be
+2
cooperr
(02.02.26)
Keane - Somewhere Only We Know
youtu.be
0
Amaranta ursula
(02.02.26)
Böyle bir yerler
youtu.be
0
akhenaten
(02.02.26)
bu tabii ki :) youtu.be
gecen seneden: ibb.co
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.02.26)
Ankaralı Turgut - Virüs Girmiş Sana

youtu.be
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Acarkent

Cigarettes after sex
open.spotify.com

eksisozluk.com
+1
gabe h coud
(02.02.26)
Buraya taşındığımdan beri sınırları dışına neredeyse hiç çıkmadığım için

creed - my own prison
www.youtube.com
0
cay koy geliyorum
(02.02.26)
kastamonu'nun cide ilçesinde yaşamıştım, 'bir yer bulalım dünyadan uzak' şarkısı cuk oturuyordu.

ayrıca kastamonun kıymeti bilinmiyor, ülkemizde öyle bi coğrafya var ve kimsenin haberi yok resmen. cennetten bi köşeydi. ömür boyu kalabilirdim cide'de. eşimin işi dolaysıyla ayrılmak zorunda kaldık.
+1
antihero
(03.02.26)
Jake bugg - broken
-2
Purple life
(03.02.26)
hali hazırda yapılmışı var;

www.youtube.com

"LA CLUJ,
Viața-i de lux,
Traiul de vis
Ca în paradis."

grup üyelerini birebir tanıyorum.

canlı performansları on numara.

bizdeki lalalar gibi ama bir iki tık daha eski bir grup.
0
rain when i die
(03.02.26)
seattle cocugu chris cornell'den gelsin: fell on black days
www.youtube.com
0
antikadimag
(03.02.26)
Heralde şu olurdu;

youtu.be
-1
love and trust
(03.02.26)
Türkiye (istanbul ankara gibi büyükşehirler) eskiden bir barış manço şarkısıyken, şimdi yeni rapçi salgınında ortaya çıkmış, karışık kuruşuk düşük kalite bir rap şarkısına dönüştü.
0
mor oje
(03.02.26)
(5)

çiftlerin arkadaş edinme sorunsalı

kondansator
selamlar, yaklaşık 6 yıldır evliyiz, evlilik öncesi ben eşimin yaşadığı şehir taşınmıştım. kendi çevrem geride kaldı. bu şehir de de iş arkadaşları dışında bir çevrem olmadı. bu arada çok girişken birisi değilim. normalde yalnız da zaman geçirmeyi severim. eşim de eski arkadaş çevresi ile bir şekild
selamlar, yaklaşık 6 yıldır evliyiz, evlilik öncesi ben eşimin yaşadığı şehir taşınmıştım. kendi çevrem geride kaldı. bu şehir de de iş arkadaşları dışında bir çevrem olmadı. bu arada çok girişken birisi değilim. normalde yalnız da zaman geçirmeyi severim. eşim de eski arkadaş çevresi ile bir şekilde koptu, kalan arkadaşları da şehir dışındaymış. arkadaşım yok arkadaşım yok diyip duruyor. şimdi kendisi doğum izininde. nasl arkadaş edinebiliriz? bir çift olarak ya da tek olarak? 35 yaşlarındayız artık. malum iş güç dışında pek çevre de gelişemiyor. benim için sorun değil de eşimin kafasına takmasına takılıyorum. nasıl bir çözüm üretebilirm acaba
-1
kondansator
(02.02.26)
Öncelikle esinin istemesi lazim. Sen ona arkadas mi bulacaksin?
-1
Purple life
(02.02.26)
isteyip yol alamadığı için çözüm arayışındayım zaten
0
🌸kondansator
(02.02.26)
Şimdi çocuk olduğu için bence arkadaş edinmeniz daha kolay olacak. İlk yıllarda belki olmaz da zamanla cocuğu götürdüğünüz yerlerde sizin gibi çocuğu olan insanlarla tanışacaksınız filan. Benim gördüğüm genelde çocuklu insanlar çocuk kreş okul gibi ortamlara girince ailecek yeni arkadaslar ediniyorlar.
+5
a perfect lie
(02.02.26)
ufak hobiler, atölyeler, workshoplar vs katılarak da bir şansınızı deneyebilirsiniz, ayrıca kullanicadi +1
+1
darthvader
(02.02.26)
o yaşlarda ben de bu durumu çok problem ettim. başka şehire taşındık arkadaş çevresi değişti, azaldı. zamanla kabüllendim. arkadaş edinmek, güvenmek zorlaştı. artık bende insanlarda çok seçici.
+1
mikahakkinen
(03.02.26)
(15)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(11)

Sikayet eden insanlara katlanamiyorum

Purple life
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfffKomik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.

Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfff
Komik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi hissediyorum. Cözüm de istemiyorlar. Anlasilmak ve pohpohlanmak motive edilmek istiyorlar wtfff

Ben düsünce kimse kaldirmadi. Insanlar neden düşük hissedince birilerine yapisarak ayaga kalkma ihtiyacı duyuyorlar?
-4
Purple life
(01.02.26)
ben de katlanamıyorum. bunların bir de bir tık üstü var. şikayet ettiği şeye çözüm bulur, yol gösterirsiniz ama aksiyon almazlar. çünkü onlar o şikayetle yaşamaya alışmış onunla beslenirler. onu elinden alırsanız vasıfsız kalırlar.
+1
Rondak
(01.02.26)
@rondak, cook dogru. Aradiklari cözüm degil. Sadece anlasilmak ve sen de kötü hisset istiyorlar. Asiri toksik geliyor.
0
🌸Purple life
(01.02.26)
Benim de katlanamadigim şikayet ederler ederler sen en ufak bir şey paylaşırsın yav bunu mu taktın modunda gezerler veya dinlemezler. Bence bu davranışı da her şeyden şikayet edenler yapıyor olabilir.

İkinci kategori de güzel şeyler yaşayıp kötüymüş gibi yansitip yine her şeyden şikayet edenler. "Ataninca da dertler bitmiyor kuzum" "yurtdışında da her şey pahalı" "araba aldık ama masrafı çok" bla bla
+1
egerbiryolcu
(01.02.26)
+2
klassno
(01.02.26)
sürekli şikayet duymak yorucu olabilir evet. ben yine de şikayet eden insanları da anlıyorum. çünkü kimsenin hayatı kolay değil ve herkesin mutsuz olmak için bir sürü sebebi var. bu insanlar duygularını bastırırlarsa o kişi veya çevresi açısından çok daha kötü sonuçlanabilir. herkesin psikoloğa verecek parası yok ne yazık ki. neyse ki chatgpt çıktı da herkes onunla dertleşiyor ciddi ciddi. bence oldukça faydalı oldu bu konuda.

çözüm diye sunduğunuz şeyler de size çözümmüş gibi geliyor ama aslında bilmediğiniz başka detaylar ve etkenler olduğu için, o şey çözümü geç, ek sorun bile yaratabilecek bir şey olabiliyor.

bu insanlar negatif değil. hayatları gerçekten bok gibi. çenelerine vuruyor mecburen. ülkemiz hatta dünyamız nereye gidiyor farkında değil misiniz? gülüp oynayabilecek bir hayat yok.

basit dertleri olanlara ben de anlam veremiyorum ama bir şey demiyorum. onlar da hep pamuklara sarılı gibi bir hayat yaşayınca en ufak bir pürüzde sarsılıyorlar galiba. alışkın değiller hayatın kötü yönlerine. şey gibi... birisi 30 bin lira borcum var diye ağlıyor, diğeri de 30 bin lira borcum olsa zil takar oynarım diyor ya insta reelslarında. tam o durum. :d
+1
art cat chocolate
(01.02.26)
@art, ülkemiz dünya kötüye gidiyor olabilir ama herkes ayni yerde.
Benim de düsününce bir ton derdim var. Herkesin var.

Bir derdi bir kere iki kere dert edinirsin ve paylasirsin. Degistiremiyorsan uyum saglarsin. Ben mi cok hödük düsünüyorum?
-3
🌸Purple life
(01.02.26)
@konusma, eger cözüm aramiyorlarsa niye dert anlatiyorlar? Bir degil iki degil.

Havadan sikayet etmek, işini sevmemekle ilgili şikayet edip durmak asiri immature.
-2
🌸Purple life
(01.02.26)
sürekli birlikte vakit geçirdiğiniz insanlar, sürekli birlikte geçirdiğiniz vakitte, sürekli şikayet ediyorlarsa evet oldukça bunaltıcı bir durum. bir de herkes benzer dertlerden muzdaripse. ben eskiden gazlamaya çalışırdım, artık bıraktım. sen nasıl istiyorsan öyle olsun, haklısın, doğru diyorsun, istediğini yap falan deyip geçiştiriyorum.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
bir de şu var.

senin keyfin yerinde olduğu için, diğer insanların mutsuzluğu seni yoruyor. çünkü sen "o kadar da kötü değil ya hayat" düşüncesine kendini tam inandırmış ve biraz rahat hissetmeye başlamışken, hayatın kötü yönlerini duymak sinir bozucu olabilir. "hayat o kadar da kötü değil ne bu negatiflik, çok abartıyorlar her şeyi, mızmızlanmayı bıraksınlar artık yeter" gibi düşüncelerin oluyordur.

ancak sen de mutsuz modda olsaydın, diğer mutsuz insanlar seni rahatsız etmezdi. anlaşılmış hissederdin, "evet lanet olsun böyle işe yeter ya, bıktım artık bir işim de yolunda gitsin" falan diyerek sen de ona katılırdın. pozitif bir insan gördüğünde de o kişinin çok umursamaz, hayatı ve problemleri ciddiye almayan, sülalesi rahat, kaymak tabakadan biri falan olduğunu düşünür ve sinirlenirdin.

yani herkes bir döngüde aslında. bir ara pozitifiz, bir ara negatifiz. kendimiz gibi düşünmeyeni hemen damgalayıp kötülemek yerine, bir gün kendimizin de o noktada olabileceğini düşünüp anlayış göstermek lazım.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
Doğal değil mi? Güçsüz hissediyorum, hayatta kalmaya ya da hayatta kalacağım hissine, o güvene ihtiyacım var, bunu da o güvene ve güce sahip birinden karşılamaya çalışıyorum. Bence gayet doğal. Doğal olması doğru veya iyi olması anlamına gelmese de doğal.

Bazı insanlar çok lüzumsuz şikayetçi ve olumsuzlar evet. Bazıları başkalarına verdikleri pozitif enerji ve manevi desteği kendilerine veremezler (ben) bazıları başkalarına da olumlu şeyler yansıtamazlar kendilerine de böyşe şeyler yaşatamazlar... Bu biraz bilinç, farkındalık, bilgi, değer verme meselesi. İnanç meselesi hatta, hatta hayat tecrübesi meselesi.

Bir de insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıymış. Yakınında her gün görecek 5 kişi bile olmayanlar var. Olanların da olumsuz/kötümser olduklarını düşünürsek bu vaziyet virüs gibi yayılır tabii.

Her anlamda çok çok zor şartlarda yaşıyoruz, birbirimize destek vermezsek bırakalım başkalarını, kendi geleceğimiz için yaşama ihtimalimiz olan iyiliği engellemiş oluruz, kendimize zarar yani. Evet insanların olumsuz hallerine besin olmayalım tamam ama bizde olan gücü veya olumlu enerjiyi çevreye saçabilelim diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
şikayet değil de ben çok söylenen insanlardan sıkılıyorum. bi yere gideceğiz mesela, zevkine bak ne söyleniyorsun? yola söyleniyor, arabaya söyleniyor, şoföre söyleniyor, gittiğin yerde söyleniyor otururken söyleniyor kalkarken söyleniyor. böyle fenalık geçirdiğim oluyor.
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
(10)

Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?

put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.

- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.
- Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim.
- bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu.
- 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim.
- İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.


Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place
(31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.

Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.

- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3
- şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d
- ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum.
- lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.

ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.

isteyip de elde edemediklerim var bir de:

- huzurlu bir hayat
- huzurlu ve güvenli bir iş
- maddi rahatlık, hatta bolluk
- sağlıklı psikoloji
- mutluluk
- sağlık

yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.

arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.

sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
0
pembediken
(01.02.26)
(6)

En iyi sucuk

sucvecezve
hangi markada?
hangi markada?
0
sucvecezve
(31.01.26)
-Yanturali

-Etin En iyisi -Sidar Şef
+1
ırene adler
(31.01.26)
Beyti Restorant'ın dışarıya da satılan sucukları var, Yanturalı'dan bile iyi. İşin özünde manda eti var tabii, manda eti olan sucuk daha lezzetli oluyor.
+2
montreal
(31.01.26)
cumhuriyet'i beğeniyorum.
0
klassno
(01.02.26)
Türkan Sucukları
(bkz: swh)
+1
rakicandir
(01.02.26)
Egetürk(tür)
0
Purple life
(01.02.26)
nobodioght
(01.02.26)
(11)

Eski sevgiliniz

arbre
Zeki Demirkubuz'un Bekleme Odası filmini izledim.SpoilerAdamın eski sevgilisi intihar ediyor ve yoğun bakımda. Biri arayıp söylüyor bunu. Adam da gitmiyor.Sizin düşüncenizi merak ettim. Aynı şey olsa gider miydiniz? Bu geçmişte yaşadığınız kötü şeylere/kötü ayrılığa/aldatılmış olmanıza/şu anki ilişk
Zeki Demirkubuz'un Bekleme Odası filmini izledim.

Spoiler

Adamın eski sevgilisi intihar ediyor ve yoğun bakımda. Biri arayıp söylüyor bunu. Adam da gitmiyor.

Sizin düşüncenizi merak ettim. Aynı şey olsa gider miydiniz? Bu geçmişte yaşadığınız kötü şeylere/kötü ayrılığa/aldatılmış olmanıza/şu anki ilişki durumunuza (flört/evli) bağlı olur muydu?

Ya da bunu bir insanlık problemi olarak mı ele alırdınız?
-13
arbre
(28.01.26)
kötülere bir sey olmaz. benim intihar etmem daha olasi.
+3
Purple life
(28.01.26)
Kahvedesu
(28.01.26)
eskiyse niye gideyim.
+3
antihero
(28.01.26)
Giderdim. En kötü ne olabilir ki? Ölürse, keşke gitseydim derim çünkü.
0
ekimoloji
(28.01.26)
Antihero +1

Yazacaktım da üşenmiştim.

eski sevgilye niye gidelim de mi?
Kimseye vermesin Allah diyelim eskj yeni.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Ben giderim.

Hayatıma giren herkesi bir sebep olarak görüyorum.iyi ya da kötü ,görüşeyim ya da görüşmeyeyim,sıkıntılı bir durum varsa giderim.beni aldttı,söyle yaptı,böyle yaptı gibi sebeplerle ilgilenmem ,kafa yormam.kötü bir durum varsa her türlü destek olurum yanında dururum.
-1
duptıs
(28.01.26)
Eski sevgili var, eski sevgili var… Fedakarlık skalası: 0–10.
0
knazım
(29.01.26)
Zeki bulantı filminde de aynı konuyu işler. Adamın karısı ve çocuğu ölüyor. Bizim Ahmet hayatına duygusuzca devam eder.

Evet aldatma olsa da giderdim. Sonuçta eski güzel günlerin hatırı var. Ve o kişi ölüm eşiğinde.

Hayat intikam ve nefrete enerji harcayamayacak kadar kısa.

Filmin anlattığı da zaten Ahmet in bu rezilliği ve duygusuzluğu.
+2
halk
(29.01.26)
-Bunalımdaysa ben gidince maazallah havası değişirse al başına belayı.
-Zaten içten içe ben gelirim diye böyle bir halta giriştiyse, ben gittiğim için sonrasında tekrar çekip çıksan bile hayatından, tekrar böyle bir şeyi alışkanlık haline getirmeyeceği ne malum? Al başına belayı.
-Diyelim ki konunun sizle hiç bir alakası yok, duydunuz, gittiniz, her şey çok medeni bir şekilde gerçekleşti sadece moral verdin geçmiş olsun dedin gelip döndün normal hayatına. Bunu -varsa- şimdiki sevgilin eşin çocuğuna nasıl açıklayacaksın. Herkes geniş veya aşırı medeni olmayabilir, yine al başına belayı.
-Onu o halde görmüş olmanın getirebileceği yük de var. Yani acıyabilirsin, aksine tekrar bağlanmak isteyebilirsin... Bu tarz şeyler hep yük ve risk.

O yüzden en güzeli bilsen bile, üzülsen bile, -ya aslında bi gitmek isterdim- desen bile gitmemek.

İnsanlıktan nasibini almamış diyebilirsiniz, kalpsiz diyebilirsiniz... Ama bir şey bittiyse en güzeli orada kalması.

Ha üstteki saydığım risklerden hiç biri yoksa ve sadece kötü durumda olan birine iyi gelecekse... gidin tabi.
+2
ananiyimioguz
(29.01.26)
Ben ayrılıklara genellikle o kişi ölmüş gibi yaklaştığım için gitmezdim. Yani ayrılmışsın, bitmiş, artık hayatında hiç olmamış gibi olması lazım. Yaşanmışlık olabilir, güzel anılar da olabilir ama hayatından çıkmış sonuç olarak. Hastalık, ölüm de bu onsuz hayatın bir parçası. Hayatımızdan çıkmış ve artık görüşmediğimiz insanlarla hastalık gibi durumlarda tekrar görüşmek bana mantıklı ve samimi gelmiyor. Zaten bir daha görüşmemek üzere bunu göze alarak yollar ayrılıyor. Her kötü durumda bir araya geleceksek niye ayrılıyoruz. Hele ki benim için intihar ettiyse falan hiç bulaşmam.

ayrılık çok yenidir, aldatma gibi kötü şeyler yaşanmamıştır, hayatında yeni biri yoktur, ağır bir hastalığa yakalanmıştır falan belki bi göreyim denilebilir. Onun dışında yıllar geçmiş, süreçte hiç görüşülmemiş, başka bir sevgilin var ya da evlenmişsin, intihar etmiş falan olmaz.
0
dfn4
(29.01.26)
Evliysen olmaz, aldatıldıysan olmaz, mevcut ciddi bir ilişkin varsa olmaz. Senin hayatından çıkmışz artık yeri yok, hayatı onu bağlar sadece.
0
kimlanbu
(29.01.26)
(8)

Tr'den Almanyaya para transferi

Purple life
TR'deki euro hesabimda bulunan bir miktar parayi Almanya'daki euro hesabima euro olarak göndermek istiyorum.en uygun yollusu nedir? Swift icin 1500€ ödeme cikiyor.Wise vs güvenli midir? kullanan oldu mu? kesinti daha az mi gercekten?miktar ~200k€türkiye'deki bankayla sorun yasar miyim? bi arada yurt
TR'deki euro hesabimda bulunan bir miktar parayi Almanya'daki euro hesabima euro olarak göndermek istiyorum.

en uygun yollusu nedir? Swift icin 1500€ ödeme cikiyor.

Wise vs güvenli midir? kullanan oldu mu? kesinti daha az mi gercekten?

miktar ~200k€
türkiye'deki bankayla sorun yasar miyim? bi arada yurt disina döviz gönderilemiyordu sanki?
-1
Purple life
(28.01.26)
Wise bro.
-1
Kahvedesu
(28.01.26)
200 k euroyu direk havale edersen banka bloklar ve sana masak sebepli niye diye sorar.seninde makul sebepler sunman gerekir.wise ufak meblağlar için sorunsuz ama bu rakamı yüksek kabul edecek bu sefer avrupa için sorgulanacaksın,paranın kaynağını isteyecek vs.önce neden istediğinin evrağını hazırla sonra kendi bankandan gönder.

Buradan bir arkadaşımız bu paranın biraz yükseğini ingilterede kendi hesabından türkiyeye çekti.vergisi ödenmiş,kendi resmi parası olmasına rağmen her iki taraftada sıkıntı yaşadı.bı rakam senin için olağan değilse problem başlıyor.ben 10-20 k sorunsuz gönderebiliyorum,eşimin olağanı benden yüksek vs.vs.
0
duptıs
(28.01.26)
@duptis, ama benim sorum bu degil ki.

1. masraf olarak en uygunu nedir?
2. tr'deki parayi cikarmada sorun yasar miyim
0
🌸Purple life
(28.01.26)
2-türkiyeden çıkarırken sorun yaşayacağını yazdım cevabımda.masak soruyor nereye gönderiyorsun diye.sebebini açıklaman lazım.

1-wise en ucuzlardan birisi ama günlük limitleri var.50000 euro olması lazım.
+1
duptıs
(29.01.26)
Wise yapamazsın ki, TR EURO hesabından Wise Euro hesabına yapacağın işlem de swift zira!

Türkiye'de ancak aynı bankadaki farklı Euro/dolar/gbp vs. hesapları arası döviz transferi normal havale gibi oluyor. Mesela senin Garantide hesabın var, Wise'ın Yapıkredi'de Euro hesabı olsa oraya göndersen bile swift oluyor bu. Ancak Wise'ın her bankada döviz hesabı olsa, sen oraya atsan onlar da Almanyadan transfer etse o olurdu. Ama bunu yapmıyorlar. Şu an açıp yine denedim, add money-> Euro diyince Belçikada bir banka ibanı veriyor. Parayı oraya atacağına Almanyadaki bankana atarsın zaten.

Wise'ın olayı anında "TL" gönderip, orada istediğin paraya çevirip karşı ülkeden çekmek. veya ben İngiltere'den GBP atıyorum, bozup TL yapıyorum, sonra anında TL hesabıma eft yapıyor. Bu şekilde kolaylık sağlıyor 1-2 gün swifti beklemiyor ve yüksek fee vermiyoruz. Exchange'den kazanıyor.

Yani wise ile zaten teknik olarak yapamazsın bence. Ben direkt aynı para birimini deposit edip karşıdan çeken duymadım hep bir çevrim var. Bu senaryoda 200 bin euroyu TL'ye bozup Wise'a atıp geri Euro alman gerekiyor. Benim bildiğim ve arada kullandığım bu. Yanlışsa açıklasınlar.
+1
nhk ni youkosu
(29.01.26)
200k€ icin 1500€ aslinda %1 bile degil, makul bir fiyat. Lakin hem Türkiye‘deki bankaya, hem almanya‘daki bankaya hem de Almanya‘da Finanzamt‘a bu parayi deklare edip kaynagini gösterebilmen lazim. 2016da böyle bir miktar transfer etmistik, TRden Avusturya‘ya. Direkt ben deklare edince sikinti olmadi.
0
kuehles blondes
(29.01.26)
@kuehles, haklisin benlis bakmisim meger 4% imis.

EU ici aninda 0 masrafla eft yapabildigimiz icin bana cok fazla geliyor.
0
🌸Purple life
(29.01.26)
bankaniza sorun direkt. varsa musteri temsilciniz ile gorusun, hem TR hem DE'de.
ben oyle yapmistim. TR'daki temsilcim ile gorusmus bir transfer emri yazmistim. ayni sekilde alici tarafindaki (EU ici) temsilcimle gorusup (mail atip) xx miktarda para gelecegini ve paranin kaynagini belirtip, bildirilmesi gereken yerler ve belgeleri sormustum.
onden herseyi hazirlarsaniz max 2 gun icinde geciyor. 2 sene once bu sekildeydi en azindan.
0
65 derece
(29.01.26)
(3)

Antalya Havalimanından Kemer/Göynüğe ulaşım?

ulukayin
Eylülün ikinci haftasında Antalya Havalimanından Kemer/Göynüğe nasıl gidebilirim? Araba kiralamak seçenek dışı. Olabilecek en kısa ve en az ücretle (dolmuş, belediye otobüsü vs) yol tarifi verebilecek birisi var mıdır? İnternetten araştırdığım kadarıyla havalimanı ardından otogara servisle geçiş ora
Eylülün ikinci haftasında Antalya Havalimanından Kemer/Göynüğe nasıl gidebilirim? Araba kiralamak seçenek dışı. Olabilecek en kısa ve en az ücretle (dolmuş, belediye otobüsü vs) yol tarifi verebilecek birisi var mıdır?
İnternetten araştırdığım kadarıyla havalimanı ardından otogara servisle geçiş oradan da kemere gidecek dolmuşla kemere gidiş Kemer merkezden de Göynüğe taksiyle geçiş. Fakat sabah 8 gibi inmiş olacağız Antalya’ya o saatte bu aktarmalar toplamda kaç saat sürer bilemedim.

Cevap veren herkese teşekkür ederim, tikler hemen.
0
ulukayin
(11.07.25)
En ekonomik seçenek havalimanından otogara toplu taşıma, ardından Kemer/Göynük dolmuşu kullanmak olur. Kalan kısmı taksiyle gidecekseniz mesafeyi Google Maps’ten bulup Antalya tarifesine göre yaklaşık tutarı hazırladığım araçtan hesaplayabilirsiniz:

taksiucretihesaplama.online

Sonuç tahminidir; trafik, bekleme süresi ve kullanılan güzergâh gerçek taksimetre tutarını değiştirebilir.
0
jonny0000
(15.08.26)
Havalimanindan tramvayla ya da otobüsle otogara gecebilirsiniz.

Oradan ilçe otobüslerine binecekseniz. Bir sürü sirket var. Vardiginiz saatte bulursunuz sikinti olmaz. Bileti yolculuk basladiktan sonra kesiyorlar. Yani nakit para olsun mutlaka. Kart gecmiyor ya da en son öyleydi. Yoksa yolda atm yani indirdip burdan cek diyorlar. Otogarda da bir cok bankamatik var.

Göynükte indirir diye düsünüyorum. Göynükten de yolcu aliyor olmasi lazim. Binerken sorarsiniz. Kemerden göynük taksiyle tutar.
0
Purple life
(15.08.26)
Tramvay Antalya Otogar, TA08 otobüs

Antalya Otogar 30 40 dakika, Kemer 1,5 saat
0
arbre
(15.08.26)
(17)

Takip ettiğiniz kaliteli Türkçe Youtube kanalları?

cool pich
Tavsiyeleri alalım?
Tavsiyeleri alalım?
0
cool pich
(29.12.17)
Allianz Motto Müzik

www.youtube.com
0
dissendium
(29.12.17)
asla durma

www.youtube.com
0
goodz
(29.12.17)
-Allianz Motto Müzik
-BaBaLa
-İstanbul Film Akademi. Olmaz Öyle Saçma Şey serisi çok hoşuma gidiyor.
-140 journos
-Kamusal Mizah
0
desdenova34
(29.12.17)
grundıg-ruhun doysun
0
kafanguzelolmus
(29.12.17)
hızlı ve çılgın.

lavuk tam bir bisikletli trafik canavarı ama eğlenceli ve çok samimi geliyor bana.
0
japon askeri
(29.12.17)
sylow
(29.12.17)
Kalt
0
brkylmz
(29.12.17)
geekyapar
0
birdposing
(29.12.17)
140journos, Dünyadan sesler , cep hikayeleri, mistik yol.
0
cabiday
(29.12.17)
Barış Özcan tabiki.
0
lana del rey
(29.12.17)
Japonic
0
intern in the house
(29.12.17)
teknoseyir
0
utungan
(29.12.17)
140 Journos ile Stolk’u takip ediyorum.
0
aychovsky
(30.12.17)
Nebuch
0
bos gezenin bos ustasi
(30.12.17)
Kemal Tuğrul Sümer (KTS)
kendisi liseden sıra arkadaşımdır ayıptır sölemesi
Kralın hasıdır
-1
smokee
(15.04.26)
Sokak kedisi
youtu.be

Kambocya tarihi ile ilgili bu video cok iyi derlenmis. Türkce olmasi avantaj bizim icin. Bu kadar detaylı videolar İngilizce olurdu hep.
0
Purple life
(15.04.26)
9 yıl sonra başlığın hortlaması :D
0
brkylmz
(17.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.